2007 Araştırmaları

BEYCESULTAN HÖYÜĞÜ 2007 YILI ARAŞTIRMALARI

 

2007 yılı Beycesultan Höyük kazı çalışmaları aşağıda belirtilen amaçlar doğrultusunda 06/08/2007 tarihinde başlatılmıştır:

 

  • 1.dönem kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği açmalarda temizlik çalışmalarının gerçekleştirilmesi.
  • Höyüğün yayılım sınırlarının belirlenip topografik planının çıkarılması ve hem önceki dönem hem de yeni açılan açmaların sözü edilen plan üzerinde işaretlenmesi.
  • J.Mellaart ve S. Lloyd tarafından W sondaj açması olarak adlandırılan ve Orta Tunç Çağ’a tarihlenen surun devamını bulmak amacıyla höyüğün doğu tarafında 10x5 m’lik bir alanda kazı çalışmalarının yürütülmesi.
  • Höyüğün batı ve güneybatısındaki incelemelerde belirlenen kaçak kazı çukuru ve tesviye çalışmaları sonucunda kısmen ortaya çıkarılmış olan küp mezarların bulunduğu alanda kazı çalışmalarının yürütülmesidir.

 

Sözü edilen amaçlar doğrultusunda öncelikli olarak C, D, F, G, O, T, W, Z sondaj açmalarında ve saray alanında temizlik çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Höyüğün yayılım alanının tespit çalışması, alan tarama yöntemi uygulanarak yerleşimin kuzey, güney, doğu ve batı tarafında belirlenip işaretlenmiştir. Sözü edilen çalışma sonucunda höyüğün oldukça geniş bir yayılım alanına sahip olduğu saptanmıştır.

 Höyüğün yayılım alanının tespit edilmesi çalışması

 

Bu doğrultuda 1/5000 ölçekli topografik plan ve karelaj çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

 

 

Aynı zamanda Batı Nekropol Alanı(O1), Güneybatı Nekropol Alanı ve Doğu Koni (M40) olmak üzere üç farklı alanda kazı çalışmaları başlatılmıştır.

 

1-   Batı Nekropol Alanı

            Batı Nekropol Alanı olarak adlandırılan alanda gerçekleştirilen 2007 yılı kazı çalışmalarında höyük çevresinde yapılan araştırmalar sonucunda höyüğün kuzeybatısında bir kaçak kazı çukuru tespit edilmiştir.

            Kaçak kazı çukurunun içinde yarısı tahrip edilmiş büyük bir pithos bulunmaktadır. İçi boş olan pithosun olduğu alanda 5x10m’lik bir açma açılarak çalışmalara başlanılmıştır. Bu alandaki çalışmalarda yüzey toprağının kaldırılmasının ardından ‘b’ plan karesinin güneyinde taş bir mimari açığa çıkarılmıştır.

Sözü edilen taş mimari birbirine horasan harcı ile tutturulmuş durumdadır. Kuzeybatı-güneybatı doğrultulu, birbirine paralel iki duvar ve bunları birbirine bağlayan kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu bir başka duvardan oluşmaktadır.

 Mimariyi oluşturan mekanın iç kısmında yapılan çalışmalarda çatı kiremidine ve mimariden kopmuş dağınık taş parçalarına rastlanmasına rağmen herhangi bir keramik parçası tespit edilememiştir. Gerek mimarinin yapım tekniği gerekse tabaka içinden gelen buluntular göz önüne alındığında bu alanda tespit edilen yapıların Bizans Dönemi’ne tarihlendirilebileceği ortaya çıkmaktadır.

           

 

2-Güneybatı Mezarlık  Alanı:

a) Güneybatı Nekropol Alanının Tespiti:

19-08-07 tarihinde tespit edilen ve sonra “Güneybatı Nekropol Alanı”olarak adlandırılan alanının güneybatısında, toplulaştırma çalışmaları sırasında tesviye edilmiş bir tarlada küp (pithos) mezar buluntuları tespit edilmiştir.

Daha sonraki yüzey taramalarında tesviye edilmiş olan bu alanın kuzeydoğusunda ve mezarlık alanıaçmasının güneybatısında küp mezarlar tespit edilmiştir. Bu mezarların tespiti, mezarlık alanı açmasından tesviye edilmiş alana kadar uzanan arazinin mezarlık alanı olduğu düşüncesini uyandırmakta olup mezarlık alanının güneybatısında tespit edilen ve olası Bizans Dönemine tarihlenen kiremit örgü mezarın bulunması söz konusu alanın geç dönemlerde de kullanım gördüğünü göstermektedir.

b) Güneybatı Nekropol Alanı ve Çalışmalar:

Pithosların doğu-batı doğrultulu olduğu ve ağızlarının sal taşla kapatıldığı görülmüştür. Bu alandaki küp mezarlar tesviye çalışmalarından dolayı üst kısımları tahrip olmuş durumdadır. Korunan alt kısımları ise toprağın içerisine gömülü durumdadır ve tepeden bakıldığında pithos boyutu tespit edilebilmektedir. Gerek mezarlardaki tesviye çalışmaları sonucu oluşan tahribat gerekse toprak yapısının aşırı killi olması nedeniyle gömüye ait kemiklerde aşırı derece tahribat gözlenmiştir. Söz konusu tesviye alanı diğer bir deyişle mezarlık alanı olarak sözünü ettiğimiz alanda birçok boyuttaki taşlara rastlamak mümkündür. Bu alanda tespit edilen ve çalışılan mezarlar numaralandırılarak kayıt altına alınmıştır.  

Mezarlık alanının güneybatısının Bizans Döneminde de kullanıldığı tespit edilen bir mezar örneğinden anlaşılmıştır. İki sıra taş örgüsü üzerine kiremit örülerek yapılmış ve üzeri taşlarla örtülmüş olan bu mezarda kemikler tam olarak ele geçmiştir. İskeletin femur kemikleri arasında ele geçen bir adet sikke aşırı korozyona uğramış olduğundan dolayı kesin olarak tarihlendirilememiştir.

 

 

3-M40 Açması:

J.Mellaart ve S. Lloyd tarafından W sondaj açması olarak adlandırılan ve Orta Tunç Çağ’a tarihlenen surun devamını bulmak amacıyla höyüğün doğu tarafında 10x5 m’lik bir alanda kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Kazı Çalışmaları sonucunda alanda Bizans Dönemi ve Orta Tunç Çağ olmak üzere iki yapı katı tespit edilmiştir:

M40 Açması olarak adlandırılan alanda ‘a’ gridinin güneybatısında 821.62m seviyesinden itibaren   bir duvara ait mimari öğeler ortaya çıkarılmıştır. Eni 55cm olan duvarın 3m’lik bir bölümü korunmuş olarak bulunabilmiştir. Gerek mimari yapı gerekse buluntulardan yola çıkarak söz konusu mimarinin ahır yapısına ait olduğu düşünülmektedir. Mimarinin içinden çıkan çok sayıda at kemiği ve at koşum takımı ile ilişkilendirilebilecek metal buluntular bu görüşü doğrular niteliktedir.

            Bizans Dönemine tarihlenen tabakaların kaldırılmasının ardından açmanın tamamına yayılan  sarımtırak toprak tespit edilmiştir. Bu sarı nitelikli toprağın altından da bir taban ortaya çıkarılmıştır.

Söz konusu taban ile ilşkilendirilebilecek kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu ve doğu batı doğrultulu iki kerpiç duvar tespit edilmiştir. Söz konusu duvarlar Bizans tabakasının yoğun tahribatına maruz kalmıştır. Buluntu repertuvarı açısından oldukça homojen bir karakter sergileyen bu tabakaya ait buluntuların hemen hepsi M.Ö. 2. binyıla tarihlendirilmektedir.

            2007 Yılı Beycesultan kazısında yukarıda detaylı olarak belirtilen arkeolojik veriler elde edilmiş olup 31.08.2007 tarihinde sonlandırılmıştır. Gelecek yıl gerçekleştirilecek olan çalışmalar 5 yeni alanda devam ettirilecektir.