2013 Araştırmaları

BEYCESULTAN HÖYÜĞÜ 2013 YILI ARAŞTIRMALARI

 

2013 yılı Beycesultan Höyük kazı ve araştırmaları08,07,2013-15,09,2013tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmalarımızın yürütülmesinde Afyon Müzesi'nde görevli Arkeolog Mehmet Garipcin Bakanlık Temsilcisi olarak bulunmuştur.

2013 yılı araştırmalarımız Kazı Çalışmaları ve Koruma-Restorasyon çalışmaları olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır:

2013 YILI ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMALARI

2013 yılı kazı çalışmaları, N28B, M27D ve L27Dplankarelerinde devam ederken üç ayrı alanda da restorasyon çalışmaları kapsamında mimari bütünlüğü sağlamak amacıyla plankare kesitleri üzerinde yürütülmüştür.

Fig.1

 

N28 B PLANKARESİ

            Beycesultan Höyük’ün batı konisi üzerinde yer alan 10x10 m boyutlarındaki N28 Bplankaresindeki (Fig.1) kazı çalışmaları ilk olarak 2012 yılında başlatılmış olup 2013 yılı çalışmalarında da kazısı sürdürülmüştür. Söz konusu alanda kazı çalışmalarının başlatılmasının temelde üç amacı bulunmaktadır. Bu amaçlardan ilki, önceki yıllarda N27 plankaresinde tespit edilen Bizans Çağı’na ait mimari yapıların devamını bu alanda açığa çıkarılması ve dönemin mimari yapılanmasına ilişkin daha geniş alanda veriye ulaşılmasıdır. İkinci amacımız ise, Bizans yapılarının hemen altında açığa çıkarılan ve Bizans ve Selçuklu yapılarının tahribatı nedeniyle daha çok materyal kültür ile tanımlanabilen Geç Tunç Çağı’nın 4. Tabakasına ilişkin stratigrafik verinin elde edilmesidir. Üçüncü amacımız ise, iki evre ile tanımlanan Geç Tunç Çağ’ın 5. Tabakasının geç evresi olan 5a tabakası mimarisinin daha geniş alanda ortaya çıkarılmasıdır. Nitekim söz konusu tabakaya ait 20 ve 18 numaralı mekân olarak adlandırdığımız yapıların bir kısmı N28 plankaresi içinde kalmaktadır (Fig.7). Bu alanda yürütülecek kazı çalışmaları, Geç Tunç Çağ’ın 5b tabakasından sonra gerçekleşen büyük yangının ardından yapıların onarılarak tekrar inşa edilmesi sonucu oluşturulan yeni yapıların açığa çıkarılmasını sağlayacaktır.

            2012 yılında gerçekleştirdiğimiz kazı çalışmalarında, ilk amacımız olan Bizans Çağ yapılarının devamı açığa çıkarılmıştı. 2a2 ve 2a1 olarak adlandırılan tabakaya ilişkin mimari yapılar ve buluntuların tamamı kayıt altına alınmıştır.

Fig.2: 2012 yılında tespit edilen Bizans Çağı Mimari Unsurları

2013 yılı kazı çalışmalarında söz konusu yapılar kaldırılmış ve diğer amaçlarımız doğrultusunda kazı çalışmalarına devam edilmiştir. Bu işlem aşamalı olarak sürdürülerek Bizans Çağ’ın her iki evresinin kurulum tabakasına ilişkin detaylı verilerin elde edilmesi sağlanmıştır. İlk aşamada 2a2 tabakasının yapıları kaldırılmış ve 2a1 tabanı tüm alanda açığa çıkarılmıştır.Söz konusu alanda çapları 85 ila 100 cm arasında değişen derinliği ise 95 ila 120 cm arasında değişen 5 çukur tespit edilmiştir. Her biri kendi kontesi içinde kazılan çukurların içinden çıkan buluntulardan yola çıkarak işlevlerine ilişkin bazı ipuçlarına ulaşılmaktadır.

Fig.3: 2013 yılında tespit edilen Bizans Çağı mimari unsurları

 

Her ne kadar bazı çukurların içerisinden bulunduğu tabakanın yıkıntısına ait olduğu düşünülen kerpiç, çatı kiremiti gibi mimari unsur parçaları çıksa da, bazılarının içinden pithos parçaları da saptanmıştır. Aynı zamanda özellikle açmanın güneybatı köşesinde yer alan çukurun içinden insitu durumda büyük bir pithos açığa çıkarılmıştır. Tüm bu veriler bu çukurların çöp çukuru olmaktan ziyade depolama amacıyla kullanıldığı izlenimi vermektedir.Aynı zamanda çukurların cidar kısımlarında yer yer korunmuş sıva ya da düzelti izlerine rastlanmıştır. 2012 yılında aynı alanda tespit ettiğimiz büyük boyutlu depolama çömleği de gözetildiğinde bu alanın depolama alanı olarak oluşturulduğu düşünülmektedir. Çukurların her birinin içinden alınan toprak örnekleri üzerinde yapılacak olan arkeobotanik çalışmaları bu yönde daha geniş çaplı bilgi edinmemizi sağlayacaktır.

Bu depoma alanı olarak adlandırdığımız alanın kuzeyinde, plankarenin kuzeybatı tarafında tespit edilen mimari unsurlar bulunmaktadır (Fig.3’te kare çerçeve içine alınan kısımda).

Fig.4: 2013 yılında tespit edilen Bizans Çağı mimari unsurları

Fig.5: 2013 yılında tespit edilen Bizans Çağı mimari unsurları

Bu alanda kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu bir mekâna ait taş temellerin güneybatı köşesi açığa çıkarılmıştır. Bizans 2a2 yapıları tarafından büyük bir kısmı tahrip olmuş temeller 15-30 cm çapında doğal taşlardan oluşmaktadır (Fig.5). Taşların arasında yer yer çakıl taşları ve çatı kiremiti parçaları yerleştirilmiştir. Taş temelin üst bedenine ilişkin herhangi bir veri saptanamamasına karşın,mimarinin etrafında görülen erimiş kerpiç izleri, üst bedenin kerpiç olduğuna ilişkin öngörümüzü doğrulamaktadır.

Gerek bu bahsedilen sınırlı sayıdaki mimari yapılar, gerekse de çukurlar büyük ölçüde daha erken tabaka yapılarını tahrip etmiştir. Nitekim alanda Geç Tunç Çağ’ın 4. Tabakası’na ilişkin herhangi bir mimari unsur bulunmamaktadır. Bir önceki tabakayı temsil eden 5a yapıları da son derece tahrip olmuş durumda elimize geçmiştir (Fig.6). Önceki yıllarda N27 plankaresinin güneydoğu tarafında tespit edilen (Fig.7) 18 numaralı mekânın dış yüzü açığa çıkarılmıştır (Fig.6). Öte yandan söz konusu duvarın büyük oranda tahrip olduğu, yer yer de eridiği gözlenmiştir. Yaklaşık 55 cm kalınlığa sahip olan duvarın doğu batı doğrultusunda uzanan bir taş temel ile birleştiği görülmektedir (Fig.7-8). Söz konusu taş temel de 55 cm kalınlığında olup 15-45 cm arasında değişen taşlardan oluşturulmuştur. Bu taş temelin aynı zamanda güney tarafta diğer bir duvar ile birleştiği düşünülmektedir. Birleşme köşeleri tahrip olsa da duvarların doğrultularının birbiri ile uyumludur. Çift duvar şeklinde birbirine bitişik olarak inşa edilmiş olan kuzey-güney doğrultulu bu duvarların batıya doğru hafif bel verdiği gözlenmektedir. Toplamda 140 cm kalınlığa ulaşan duvarların kuzey tarafta son derece tahrip olmuş durumda olan taş dizileri ile aynı doğrultuda olması, bu duvarların aynı zamanda kuzeye doğru uzandığını işaret etmektedir.

Fig.6: 2013 yılında tespit edilen Geç Tunç Çağı 5a Tabakası mimari unsurları

Fig.7: 2013 yılında tespit edilen Geç Tunç Çağı 5a Tabakası mimari unsurları

Tüm bu mimari unsurlar genel olarak değerlendirildiğinde, 18 numaralı mekânın doğu tarafında yeni bir mekân oluşturmaktadır.  34 no’lu mekan olarak adlandırdığımız bu yapının 3.13m x2.61 m ölçülerinde yaklaşık 8.2 metrekarelik bir alanı kaplayan beyaz bir tabanı açığa çıkarılmıştır (Fig 9).

Fig.8: 34 Numaralı Mekânın güney duvarı detayı

12.5 metrekarelik bir alana yayılan tabanın güneydoğu tarafta 35 cm’lik sert bir eğime sahip olduğu görülmektedir.  Daha önce bahsettiğimiz Bizans çukurları, mekânı büyük oranda tahrip etmiştir (Fig.9).

Fig.9: 34 Numaralı Mekânın beyaz tabanı ve mekânı tahrip eden Bizans çukurları

Feature 6 olarak adlandırılan mekânın batı duvarına yakın kısımda yer alan bir Bizans çukuru içinde yapılan kazılar sonucunda 5a tabakasının inşa tekniğine ilişkin de bilgi edinilmiştir (Fig.10).

Fig.10: Bizans Çukuru İçinde gerçekleştirilen çalışmalar


M27D PLANKARESİ

Beycesultan Höyük’üntabakalanması ve kronolojik silsilenin açıklığa kavuşturulması amacıyla 2009 yılından itibaren N27 plankaresinin güneyinde “basamaklı açma” olarak tasarlanan bir kazı alanı oluşturulmuştur (Fig.1). Söz konusu alandaki kazı yöntemi 10x10 ya da 20x20 metrelik plankareler içinde, her bir tabakanın iyi korunmuş mimari öğelerini korumak kaydıyla güneye doğru genişleyerek ova düzlemi boyunca höyüğün tüm tabakalanmasını açıklığa kavuşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda 20x20 m boyutlarındaki M27 ve L27 kazı alanlarında araştırmalar yürütülmüş ve Geç Tunç Çağı’na ait 5. Tabakanın altında yeni bazı kültür tabakaları tespit edilerek kayıt altına alınmıştır.

M27 açmasının güney tarafındaki M27 D alanı kazı çalışmalarına ilk olarak 2011 yılında başlanmış olup 2013 yılında da kazı çalışmalarına devam edilmiştir. Bu yıl gerçekleştirilen kazıların birincil amacı, 2012 yılında M27 plankaresinin güneydoğu kesiminde, tespit edilen Orta Tunç Çağı’na tarihlenen 7.tabakaya ait 1, 2 ve 3 no’lu taş temelli kerpiç duvarlı mekânların batıya doğru olan devamını araştırmaktı (Fig.11). Kazı çalışmaları sonucunda Beycesultan Höyüğü’nde saptanabilen Geç Tunç Çağı’nın en erken tabakası olan 6. Tabaka ve Orta Tunç Çağı’na tarihlenen 7. Tabakaya ait veriler elde edilmiştir.

Fig.11: Kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği alan

2013 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ilk olarak alanın güneyinde yer alan ve 2012 yılı kazı sezonunda tespit edilen ve Orta Tunç Çağı’nın 7a evresine ait olan taş temelleri tahrip eden 1.20 m çapında bir silo tespit edilmiştir. Bu silonun tabanı ve cidarı iyi bir biçimde sıvanmıştır (Fig.12). Silonun içinde yoğun olarak döküntü kerpiç bloklara rastlanılmıştır.

Fig.12:Geç Tunç Çağ 6. Tabakaya ait silo

M 27 Açması D plankaresinde 2012 kazı sezonunda alanın güneydoğu kısmında açığa çıkarılan ve 7a evresine ait olan sıvalı yanık tabanın devamı 2013 yılı çalışmalarında alanın kuzey kısmında açığa çıkarılmıştır. Üzerinde oldukça yoğun bir kerpiç döküntü barındıran taban (834.91 m) kuzey-güney 3.40 m, doğu-batı 3.50 m'lik bir alana yayılmakla beraber, tabanın doğuya doğru çöktüğü (30 cm) görülmektedir. Açığa çıkarılan tabanın güneyinde ise yaklaşık 1 m’lik alana yayılmış halde yanmış ahşap kalıntılarına rastlanılmıştır.

Fig.13:M 27 D açmasında tespit edilen 7a evresine ait yanık taban

Arazinin eğimli yapısından dolayı taban düzlemi oluşturmak amacıyla tabanın altına dolgu malzemesi olarak 25x25 cm lik boyutlara sahip taşlardan oluşan bir düzlem oluşturulmuştur. Taban altını oluşturan bu dolgu taşlar doğu-batı 4.20 m, kuzey-güney 1.50 m lik bir alana yayılmaktadır (Fig.14).

Fig.14: M 27 D açmasında tespit edilen 7a evresine ait yanık tabanın dolgu taşları

Bu dolgu taşların hemen altından ise 7a evresinin kurulum aşamasına ait olan kuzeybatı-güneydoğu uzantılı 20x35 cm'lik tek sıra taşlardan oluşan 2.30 m uzunluğundaki taş dizisi ve doğusunda tespit edilen kuzeybatı-güneydoğu 4m doğu-batı 70 cm beyaz sıvalı sert zemin açığa çıkarılmıştır. Tek sıra taş dizisinin beyaz sıvalı sert zeminin altına girdiği görülmüştür (Fig.15). 3 no’lu mekânın tabanının kuzeyinde kuzey-güney 135 cm, doğu-batı 135 cm boyutlarında tabanı ve çeperi beyaz sıvalı silo açığa çıkarılmıştır. Açığa çıkarılan bu silo 3 no’lu mekânın tabanını tahrip etmiştir (Fig.16).

M 27 Açması D plankaresinde 2012 kazı sezonunda alanın kuzeydoğu kısmında açığa çıkarılan ve Orta Tunç Çağ’ın 7b evresine ait olan 3 nolu mekânın tabanının batıya doğru olan yayılımını tespit edebilmek amacıyla alanın kuzeybatısında çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 2013 yılında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda 3 nolu mekanın tabanının- batıya doğru ilerleyen kısmında- kuzey-güney 2,60 m., doğu-batı 1.60 m.lik bir bölümü açığa çıkarılmıştır. (834.50) Taban alanın batı kesiminde saptanamamıştır. Tabanın kuzey bölümü 7a evresine ait olan 1.35 cm lik çapındaki silo tarafından tahrip edilmiştir.

 

 

Fig.15: 7a evresinin kurulum aşamasına ait olan tek sıra taş dizisi ve beyaz sıvalı sert zemin

Fig.16:7a evresine ait olan ve 7b evresindeki 3 nolumekânın tabanını tahrip eden silo

Fig.17: 3 nolumekânın tabanının batıya doğru yayılımı

3 no’lumekânın tabanının güneydoğu kısmında ki kuzeydoğu-güneybatı uzantılı duvarın güneybatı köşesinde-taban üzerine oturtulmuş- kuzey-güney 50 cm doğu-batı 30 cm ölçülerinde oldukça tahrip olmuş yuvarlak formlu kerpiçten yapılmış bir tekne bulunmaktadır.Bu teknenin doğusuna doğru 1x1 m. ölçülerinde bir alana yayılmış yanık tohumlar ele geçmiştir. Bu teknenin güneyine bitiştirilmiş halde kerpiçten yapılmış kuzey-güney 35 cm, doğu-batı 30 cm ölçülerinde bir platform tespit edilmiştir. Platform ve teknenin doğu kısmı ile 3 nolumekânın kuzeydoğu-güneybatı uzantılı duvarının batı kısmı arasında kalan boşluk ise, (doğu-batı 20 cm, kuzey-güney 25 cm) tahıl depolama amaçlı olarak kullanılmıştır.

Fig.11:3 no’lumekânın kuzeydoğu-güneybatı uzantılı duvarının güneybatı köşesinde yer alan tekne ve platform.

3 Nolumekânın kuzeydoğu - güneybatı uzantılı duvarının doğusundaki alanda kuzey-güney 50, doğu-batı 35 cm'lik bir alana yayılan kerpiçten yapılmış tekne veya silo parçalarına rastlanılmıştır.Ele geçen parçalardan tekne veya silonun 2 cm'lik bir çepere sahip olduğu anlaşılmıştır. Silo veya teknenin batısı 7a evresine ait olan silo tarafından tahrip edilmiştir.

Şekil 12: 3 nolumekânın kuzeyinde tespit edilen oldukça tahrip olmuş tekne veya silo kalıntıları

Fig.20:M 27 D Açmasında tespit edilen Orta Tunç Çağ 7a evresine ait taş temeller ve 7b evresine ait 1, 2 ve 3 nolumekânlar

            M27D plankaresinde yürütülen çalışmalarda tespit edilen keramik örneklerinin karşılaştırılması çalışmaları sonucunda söz konusu tabakanın J.Mellaart ve S. Lloyd tarafından gerçekleştirilen ilk dönem kazı çalışmalarında V. tabakaya karşılık geldiği düşünülmektedir. Söz konusu tabaka aynı zamanda Batı Anadolu için son derece önemli saray yapısının da bulunduğu tabakayı temsil etmektedir. Şimdilik dar bir alanda araştırmamıza rağmen bu tabakaya ait yeni bazı verilerin elde edilmesi heyecan vericidir. Bu alandaki çalışmalara alanın genişletilerek devam edilmesi planlanmaktadır.

L27 C PLANKARESİ

“Basamaklı Açma” nın şimdilik en güney kısmında yer alan (Fig. 1) 10x10 m boyutlarındaki L27C plankaresinde 2012 yılında başlatılan çalışmalara 2013 yılında da devam edilmiştir. 2012 yılı kazı çalışmalarında kuzey kesitin hemen önünde Erken Tunç Çağ 3 dönemine tarihlendirilen keramikler ve bu keramiklerin ait olduğu bir taş temel açığa çıkarılmıştı. 2013 yılı çalışmalarında bu alanın güney tarafında devam eden kazılar sonucunda

Fig.21: L27C plankaresinin genel görünümü

2012 yılında da tespit ettiğimiz akıntının devamı açığa çıkarılmıştır. Söz konusu akıntı toprak kesitten net biçimde görünmekte olup, olasılıkla höyüğün yıllar içinde erozyona uğrayarak özellikle yamaç kesimindeki mimari unsurların birçoğunun aşınmasından kaynaklıdır. Bu durumdan ötürü, özellikle bu alanda öncelikli olarak bu akıntı toprağının kaldırılması gerekmektedir. Nitekim iki yıldır devam eden çalışmalarımızda alanın kuzey kesimindeki akıntı toprak temizlenerek Erken Tunç Çağı 3 sürecine tarihlenen mimari yapılara ulaşılmıştır.

Alanın kuzey bölümünün orta kesiminde duvar yapısının alt tarafında yer alan, alandaki akıntıdan dolayı tahribata uğramış Erken Tunç Çağ Dönemi’ne ait olan bir ocak yapısı bulunmuştur. Bu alanın güney tarafında ise akıntı toprak devam etmekte olup dağınık taşlar ve karışık dönem malzeme ele geçmektedir. Bu alandaki çalışmalara da ileriki yıllarda devam edilmesi planlanmaktadır.

Fig.21: Erken Tunç Çağ 3’e ait ocak kalıntısı

Fig.22: Erken Tunç Çağ 3mimarisi ve güney taraftaki akıntı toprak

KESİT KALDIRMA ÇALIŞMALARI:

          2013 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan bir diğeri, kesit kaldırma çalışmalarıdır. Kesitleri kaldırmamızın temel sebebi, Geç Tunç Çağ yapılarının restorasyon projesidir. Söz konusu çalışma ön planlaması yapılan ve projelendirme süreci ile rölöve çalışmaları tamamlanmış (Fig.23) olan yapı restorasyon ve koruma çalışmalarıdır. Bu çalışma “Koruma Çatısı Yapımı” ve  “Restorasyon Çalışmaları” olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilecektir.Öncelikle yapı restorasyon ve koruma çalışmalarının başlatılacağı alan olan N26, N27, O26, O27 kazı alanlarının üzerinin bir koruma çatısı ile kapatılması planlanmaktadır.

Fig.23: Restorasyon çalışmaları kapsamında yapılan rölöve çalışması örneği

Fig.24: Yapıların üç boyutlu çizim çalışması örneği

 

Dolayısıyla bu çalışmalara hazırlık amacı ile 2013 yılında bazı alanlardaki kesitlerin kaldırılması gerçekleştirilmiştir. Bu alanlar, N27A, N26C, O27B ve O26D açmalarının kesitlerinden oluşmaktadır.

 

Fig.23: Kesit kaldırma çalışmalarının yürütüldüğü alanlar

N26C Kuzey Kesit:

N26C kuzey kesitinde başlatılan seviye inme çalışmalarında, söz konusu kesitin batı ucunda daha önce yapılan çalışmalarda tespit edilen Selçuklu-1b tabakasına ait taşların uzantıları ortaya çıkarıldı. Sonrasında kesitin doğu ucunda yer alan Bizans 2a2 tabakasına ait taş temel açığa çıkarılmıştır (Fig.24). Böylece Bizans Çağı’na tarihlenen yapıların bütünlüğü sağlanmıştır.

İlerleyen kazı çalışmalarında ise Geç Tunç Çağ 5a tabakasına ait yapıların devamı ortaya çıkarılmıştır. Bu yapılardan ilki 3 numaralı mekân olarak adlandırdığımız yapının kesit içinde kalan duvarıdır. Söz konusu duvar Bizans çukuru tarafından büyük oranda tahrip olmakla birlikte güney tarafı kısmen korunmuştur. Öte yandan duvarın mekânın içine doğru yaklaşık 45 derece eğime sahip olduğu tespit edilmiştir. Duvarın hemen ön tarafında(Güneyi) duvara dayandırılmış olarak inşa edilmiş olan bir öğütme alanı açığa çıkarılmıştır. Yan yana duran oval biçimli iki platform ve bu platform üzerinde in situ durumda bulunmuş olan öğütme alanı oldukça iyi biçimde korunmuştur (Fig.25-26).

 

Fig.24: Bizans 2a2 tabakasına ait taş temeller

 

Fig.25: Geç Tunç Çağ 5a tabakasına ait öğütme alanı

 

Fig.26: Geç Tunç Çağ 5a tabakasına ait öğütme alanı detayı

 

Fig.27: Geç Tunç Çağ 5a tabakasına ait Feature 32 alanı

 

 

Söz konusu ezgi taşlarının hemen kuzeyinde, 3 nolu mekânın kuzey duvarının taş temelleri korunmuştur. Yapının hemen yanında taban üzerinde in situ durumda tespit edilmiş olan bir çömlek ele geçmiştir. (Fig. 25) Diğer taraftan N26C Kuzey kesitin batısında kalan bölümünde yapılan çalışmalarda GTÇ dönemine ait kerpiç döküntü izlerine rastlanmıştır. Söz konusu döküntü alanda yürütülen çalışmalarda döküntü alanın temizlenmesi ile bu alanın 25 nolu mekâna dâhil olduğu anlaşılmıştır (Fig.27). Alan Feature 32 olarak adlandırılmıştır. Söz konusu alanın doğusunda, 3 nolumekânın batı duvarına dayalı biçimde,  2 adet silo tespit edilmiştir (Fig.28).

 

Fig.28: Feature 32 alanında tespit edilen silolar

 Bu siloların hemen kuzey yönünde ise küçük bir hazne yer almaktadır. Söz konusu alan doğu-batı yönlü uzanan bir kerpiç duvarın önünde yer almaktadır. Söz konusu kerpiç duvarın en doğusunda bir dönüş ile 2012 çalışmalarında tespit edilmiş olan pithos kabının olduğu bölgeye açılmaktadır. Yoğun keramiğin tespit edildiği alandan aynı zamanda birçok tümlenebilir ya da tüm durumda, matara, yonca ağızlı çömlekler, kâseler ve çanaklar ele geçmiştir. Bunun dışında alandan bol miktarda aşık kemikleri ve ağırşaklar tespit edilmiştir.

 

 

 

N26C Doğu Kesit:

            N26C doğu kesitindeki seviye inme çalışmalarında, kesit üzerinde, Bizans 2a2 tabakasına ait taşlar açığa çıkarılmıştır. Kesitin kuzey bölümüne yakın noktasında yine Bizans 2a2 tabakasına tarihlendirilen taş duvar ve güneyde kerpiç duvar açığa çıkarılmıştır. Çalışmalar sırasında bütünlenebilir biçimde 1 adet kısa gaga ağızlı testi ele geçmiştir.

Fig.29: N26C doğu kesitin hava fotoğrafından görünümü

Bu kesitteki çalışmalar kesitin en kuzey bölümünde yoğunlaştırılarak 3 nolu mekânın N26C ve N27A kalan iki bölümü birleştirilmeye çalışılmıştır. Diğer yandan 3 nolu mekânın doğusunda kuzey güney yönlü uzanan duvarı da açığa çıkarmak amacıyla seviye inme çalışmalarına devam edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde kesitte yürütülen seviye inme çalışmaları sırasında 6 nolu mekânın batı duvarının (aynı zamanda 3 nolu mekânın doğu duvarı) sıvalı yüzü tespit edilmiştir. Duvarın sınırlarının belirlenmesi sonucunda bu kesitteki çalışmalar N27A açmasına dâhil edilmiş ve bu alandaki çalışmalar daha önceki yıllarda yapılan çalışmalara paralel olarak yürütülmüştür. Bu alandaki çalışmalarda 6 nolumekânın sınırları belirlenerek tabana inilmiştir. Daha önceki yıllarda bulunmuş olan Feature 72 olarak adlandırılan iskeletin devamı açığa çıkarılmıştır. Söz konusu alanda tabana inilmiş ve tabanın batı bölümünde kerpiç döküntülerden dolayı tahrip olduğu anlaşılmıştır. Kesitin kuzey ucunda, 3 nolu mekânın batı bölümünde yapılan çalışmalarda 6 nolu mekânın kuzey duvarına dayalı biçimde pithos kabı açığa çıkarılmıştır.

 

 

Fig.30: 3 numaralı mekânın doğu duvarı önünden tespit edilen çömlek

Kesitin en güney bölümde tahribat çukuru olmasından dolayı 3 nolu mekânın doğu duvarının ( aynı zamanda 6 nolu mekânın batı duvarı) güney bölümde uzandığı noktalar hakkında bir bilgi edinilememiştir.

 

Fig.31: 6 numaralı tespit edilen iskelet parçaları

 

N27A kuzey kesit:

 

N27A kuzey kesitindeki çalışmalar (Fig.23), kesitin doğal nedenlerle erimiş olmasından dolayı yıkılma tehlikesi göz önünde bulundurularak, ilk etapta kesitin batısında sürdürülmüştür.Daha sonra çalışmalar kesitin doğu kısmını da kapsayarak devam etmiştir (Fig.23) Kesit üzerindeki çalışmalarda,  Bizans 2a2 tabakasına ait 35x60 cm lik iri taşlardan oluşan taş döşemeler açığa çıkarılmıştır.(Fig. 32)

 

 

Fig.32: Bizans 2a2 tabakasına ait taş döşeme (solda) ve 2a2 tabakasına ait taş temel (sağda)

 

Söz konusu taş döşemelerin batısındaise Bizans 2a2 tabakasına ait açığa çıkarılan kısım itibariyle kuzey-güney 1 m., doğu-batı 50 cm ölçülerinde kuzey- güney yönlü 20x25 cm.lik boyutlarındaki taşlardan oluşan taş temeller açığa çıkarılmıştır.(Fig. 32) 2011 kazı sezonunda O 27 açmasının güneydoğu köşesinde Geç Tunç çağ 4. Tabakasına ait kuzey-güney yönlü uzanan taş temellerin güneyde kalan 1 m.lik bölümü kesitin doğusunda açığa çıkarılmıştır. Söz konusu taş temeller 25x30 cm.lik taşlardan oluşmaktadır.(Fig. 33)

 

 

 

 

Fig.33: Kesitin doğusunda açığa çıkarılan Geç Tunç çağ 4. Tabakaya ait taş temeller

 

İlerleyen çalışmalar 5b takasına ait 2 ve 28 numaralı mekânlar arasında geçişi sağlayan ve kesit içinde kalan girişin ve mekânların ortak kullandığı duvarın ortaya çıkarılması amacıyla, kesitin doğu kesiminde devam etmiştir. 2 numaralı mekânın kuzeybatı, 28 numaralı mekânın ise güneybatı köşesine denk gelen yaklaşık 90 cm genişliğe sahip olan geçiş ve 2 ve 28 numaralı mekânların doğu-batı yönde uzanan ortak kullanım duvarının korunan 70 cm.lik bölümü açığa çıkarılmıştır. Oldukça iyi sıvanmış olan kerpiç duvarın doğusu 1.30 cm çapındaki Bizans dönemine ait bir çöp çukuru tarafından tahrip edilmiştir.(Fig. 34)

Fig.34: 2 ve 28 numaralı mekânlar arasında geçişi sağlayan giriş, mekânların ortak duvarı ve Bizans Dönemine ait çöp çukuru.

 

O26D Doğu Kesit:

O26D Doğu kesitte (Fig.23) yapılan çalışmalarda kesitin güneyinde Bizans 2a2 tabakasına tarihlenen taş temeller ortaya çıkmıştır. Sadece iki sıra taş dizisi korunan taş temellerin büyük boyutlu 40x45 cm.lik taşlardan oluştuğu anlaşılmaktadır. (Fig. 35)

 

 

Fig.35: Kesitin güneyinde yer alan Bizans 2a2 tabakasına ait taş temellere ait kalıntılar

 

Fig.36: Kesitin güneyinde açığa çıkarılan 4b tabakasına ait taş temel kalıntıları

 

Bizans 2a2 tabakasına ait taş temellerin hemen altından Geç Tunç Çağ 4b tabakasına ait taş temeller ortaya çıkarılmıştır. Kesitin güneyinde yer alan bu taş temeller 15x25 cm.lik küçük taşlardan oluşmakta olup oldukça dağınık halde bulunmuşlardır.(Fig. 36)

Kesitin üzerinde 5a2 tabakasına ait olan 50 cm eninde ve 80 cm uzunluğunda kerpiç sıvalı bir duvar tespit edilmiştir.Kuzey-güney yönlü uzanan duvarın kuzeye doğru uzanan kısmı yaklaşık 1.5 m. çapındaki Bizans Dönemi’ne ait çöp çukuru tarafından tahrip edilmiştir.(Fig. 36)

 

 

Fig.37: Kesitin güneyinde tespit edilen 5a2 tabakasına ait kerpiç duvar. Duvarın kuzeyinde ise duvarın kuzey bölümünü tahrip eden Bizans çöp çukuru yer almaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

ANTROLOPOLOJİ ÇALIŞMALARI

Beycesultan Höyükantropoloji çalışmaları Trakya Üniversitesi Femn-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi antropolog Yrd.Doç.Dr. Başak BOZ ve ekibi tarafından yürütülmektedir. Beycesultan Höyük’te önceki yıllarda tespit edilen Selçuklu, Bizans ve Geç Tunç dönemine ait iskeletler üzerinde yürütülen çalışmalar şu şekidedir:

1-Malzemenin temizlik ve onarımı: Kemik ve diş yüzeylerindeki patolojik oluşumların daha iyi görünebilmesi  ve ölçüm alınması gerekli uzun kemiklerin tamiri esnasında yapışacak yüzeylerin temiz olması gerekliliği yüzünden iskeletler fırça ve bambu çubuklar kullanılarak temizlenmesi, daha sonra tümlenmesi mümkün olan kemikler yapıştırılarak tamir edilmesi ,2-2-Antropolojik analizlerin yapılması: Bu aşamada,

a-      Yaş tayinleri: erişkin olmayan bireylerde, dişlerin gelişim ve sürme zamanları, epifizyal kapanmalar, erişkinlerde ise pubissimfisis’de yaşa bağlı görülen değişimler kullanılacaktır.

b-      Cinsiyet tayinleri: Erişkin bireylerde cinsiyet tayinleri ikincil cinsiyet kriterlerine dayanılarak yapılacaktır. Bu tayinler için ana olarak kalça kemikleri kullanılacak, ek olarak kafatasındaki ikincil cinsiyet kriterleri kullanılacaktır.

c-      Bireysel ve toplumun genelindeki  patolojik oluşumları inceleyerek toplumun sağlık durumları hakkında ip uçları elde edilmeye çalışılacaktır.

1-      İncelenen her konu için ayrı veri tabanı oluşturularak, yaş ve cinsiyet dağılımına göre istatistiksel analizleri gerçekleştirilecektir. Bu aşamada, SPSS istatistik programı kullanılacaktır.

2-      Verilerin sonuçlarının değerlendirilmesi, kütüphane araştırmaları, ve yazım aşamalarından oluşmaktadır.

ZOOARKEOLOJİ ÇALIŞMALARI

            Beycesultan Höyük Zooarkeoloji çalışmaları, Ahi Evran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Gülçin İlgezdiBerthram tarafından yürütülmektedir. Araştırmanın amacı Beycesultan’da hayvan ekonomisinin anlaşılması, hayvan kullanımında dönemler arasında farklılıkların tespiti ve bunun nedenlerinin araştırılmasıdır. 2013 yılında toplam 48 locus’dan toplanmış. hayvan kemikleri üzerinde ayrıntılı analiz çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Çalışılan hayvan kemiklerinin tamamı Orta Tunç Çağına ait olup N27, O27, M27 açmalarında yer alan mekânlardan gelmektedir. Çalışma sırasında her bir kemik parçası, hayvan türü, iskelet bölümü, yaş ve cinsiyet açısından tek tek değerlendirilmiş ve özel olarak hazırlanmış veri tabanına kayıt edilmiştir. Eklem yerleri tüm ya da tüme yakın kemiklerin tamamı ölçülmüştür. Kemiklerin üzerindeki morfolojik değişiklikler (yanık, kesik izi, patolojik olgular vb.) hayvanların kullanım amaçlarını, hayvan kesim tekniklerini belirleyebilmek amacıyla kayıt edilmiştir. Yapılan çalışmalar bize Orta Tunç Çağında yerleşmede yaşayanların yoğun olarak koyun, keçi, sığır ve domuz tükettiklerini göstermiştir. Bu hayvanlara ait analizi yapılan kemiklerin tamamı evcil bireylere aittir. Bunun yanı sıra az sayıda at, köpek ve tilki kemikleri de gözlemlenmiştir. Özellikle sığır, koyun ve keçilerde çok yaşlı bireylere ait kemiklerin saptanmış olması, bu sözü geçen hayvanların et, süt gibi ürünlerinin yanı sıra iş gücünden de yararlanıldığını bize göstermektedir.

 

Sonuç olarak, Beycesultan Höyük 2013 yılı kazı çalışmaları ağırlıklı olarak restorasyona hazırlık amaçlı yürütülmüştür. Ağırlıklı olarak kesit kaldırma çalışmalarını kapsayan bu çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan mimari unsurlar yukarda da belirtildiği gibi, mekânların işlevine yönelik yeni bazı çıkarımlara da ulaşmamızı sağlamıştır. Aynı zamanda M27 plankaresinde yürütülen çalışmalar, Orta Tunç Çağ tabakalarına ilişkin daha geniş alanda verilere ulaşmamızı sağlamıştır. Ancak 2013 yılı için kazısını yapmayı planladığımız, M28 plankaresinde ve Beycesultan Höyük’ün sur duvarının tespit edilmesi amacıyla J38, J39 plankarelerinde gerçekleştirmeyi planladığımız kazı çalışmaları, kesitlerin kaldırılması çalışmalarının umulandan uzun sürmesi ve mevcut bütçenin daha fazla işçiye elvermemesi nedenlerinden ötürü gerçekleştirilememiş olup, bu yönde çalışmaların gelecek yıl yapılması düşünülmektedir. 

         

 

Prof. Dr. Eşref Abay

Beycesultan Höyüğü Kazı Başkanı