2015 Araştırmaları

BEYCESULTAN HÖYÜĞÜ 2015 YILI KAZI ÇALIŞMALARI GENEL RAPORU
2015 yılı Beycesultan Höyük kazı ve araştırmaları 1Temmuz - 21 Ağustos 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olup çalışmalara bakanlık temsilcisi olarak Denizli Müzesi'nde görevli Arkeolog Birgül Çamoğlu Günaydın katılmıştır. Aynı zamanda çalışmalara Ege Üniversitesi öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve lisans öğrencilerinin yanı sıra Pamukkale Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi’nden öğretim görevlileri, doktora ve lisans öğrencileri de katılmıştır. Yerleşimden tespit edilen insan iskeletleri üzerine antropolojik çalışmalar Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç.Dr. Başak Boz tarafından yürütülmüş, hayvan kemikleri üzerine arkeozoolojik çalışmalar ise, Yrd. Doç. Dr. Gülçin İlgezdi Bertram tarafından gerçekleştirilmiştir. Yerleşimdeki restorasyon çalışmaları ise, Pamukkale Üniversitesi öğretim görevlisi Çağrı Murat Tarhan başkanlığında bir ekip tarafından yürütülmüştür.
Şekil 1: Beycesultan Höyük 2015 yılı kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği alanlar
 2015 yılı Beycesultan Höyük kazı çalışmaları arkeolojik kazı çalışmaları ve restorasyon ve koruma çalışmaları kapsamında tasarlanmış olan çatı projesinin ayak çukurlarının kazı çalışmaları olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır:
ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMALARI:
Arkeolojik kazı çalışmaları kapsamında, M27, M28 ve O22 olmak üzere üç ayrı alanda kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Söz konusu alanlarda gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda ağırlıklı olarak 022 plankaresinde Bizans Çağına ait arkeolojik tabakalar açığa çıkarılmışken, M27 ve M28 açmalarında Orta Tunç Çağı’na tarihlendirdiğimiz tabakalara ilişkin detaylı arkeolojik kalıntılara ulaşılmıştır.
M27 AÇMASI
M27 Açması 2015 yılı kazı çalışmaları, 2012 yılında açmanın güneydoğusunda tespit edilen ve Orta Tunç Çağ’a tarihlenen taş temelli kerpiç duvarlı mekânların kuzeye doğru devamını açığa çıkarmak ve Orta Tunç Çağ tabakalarının daha geniş alanda araştırılmasını sağlamak amacıyla, açmanın güneyindeki 5x10 m.lik alanda gerçekleştirilmiştir. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde Orta Tunç Çağ’a ait 3 tabaka (7a-b, 8 ve 9a-b) saptanmıştır.

Şekil 2: M27 Açmasının güneyinde kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği alan


Orta Tunç Çağ 7. Tabaka
M 27 açmasında yapılan kazı çalışmalarında Orta Tunç Çağı’na ait tespit edilen en geç tabaka olarak nitelendirilen ve Geç Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na geçiş tabakası olarak da yorumlanan 7. Tabaka iki evreden oluşmaktadır. 7a ve 7b olarak tanımlanan evrelerden daha geç olan 7a evresi zayıf mimari kalıntılarla temsil edilmektedir. Söz konusu mimari kalıntılar, alanın kuzeyindeki kuzey-güney 2.40 m, doğu-batı 2.45 m. ölçülerindeki taş temellerden ve alanın doğusundaki kuzey-güney 1.70 m., doğu batı 1 m. ölçülerindeki taş dizilerinden oluşmaktadır. Ayrıca alanın güneybatısındaki düzensiz taş dizileri de 7a evresi içinde değerlendirilmiştir. 
 
Şekil 3: 7a evresine ait alanın kuzeyinde (üstte) ve doğusunda (alt solda) açığa çıkarılan mimari kalıntılar ve alanın batısında saptanan taban

Kazılan alanın kuzeyinde ve doğusunda 7a evresine ait oldukça tahrip olmuş mimari kalıntılara rastlanılırken alanın batısında, doğu-batı 1.55 m, kuzey-güney 1.25 m lik alana yayılmış, taş temellerle ilişkili olabilecek sert bir zemin açığa çıkarılmıştır. ( 836.30) Alanın kuzeyinde ve doğusunda tespit edilen taş temel kalıntılarına kadar uzanamayan ve dolayısıyla bu temellerle bağlantısı tespit edilemeyen sert zeminin yüzeyinde tespit edilen sarı sıva kalıntıları ve üzerindeki keramik parçaları, sert zeminin, açığa çıkarılan taş temellerin tabanı olabileceğini düşündürmektedir.
7. tabakanın erken evresi olarak tespit edilen 7b evresi 7a evresine göre nispeten daha tanımlı ve daha iyi korunmuş mimari yapılarıyla açığa çıkarılmıştır. 7b evresine ait mimari yapılar alanın güneyinde ve kuzeydoğusunda tespit edilmiştir.  Alanın güneyinde açığa çıkartılan taş temeller kuzey güney doğrultuda 3.20 m, doğu batı doğrultuda ise 50 cm ölçülerindedir. 7b evresine ait diğer mimari kalıntılar ise açmanın doğusunda tespit edilmiştir. Bunlar doğu-batı uzantılı zayıf korunagelmiş taş temeller ve bir tür çit duvarına ait olduğu düşünülen izlerden oluşmaktadır. Taş temeller  kuzey-güney 2.40 m., doğu-batı 50 cm ölçülerine sahipken, çit duvarına ait olduğu düşünülen izler doğu-batı 4.60 m uzunluğa kadar ulaşmaktadır. Çit duvarına ait olduğu düşünülen izlerin ortalama kalınlığı ise 10 cm dir.
Şekil 4:7b evresine ait mimari kalıntılar
7b evresine ait diğer bir mimari öğeyi ise ahşap direk yuvaları oluşturmaktadır. Herhangi bir simetri kaygısı olmadan açılan bu çukurlar alanın çeşitli yerlerinde saptanmış olup boyut açısından da değişiklikler göstermektedir. Alanın güney ve doğusunda saptanan yaklaşık 8 direk yuvası ortalama 15-20 cm çapında iken, alanın batısında tespit edilen iki adet direk yuvası 25 cm çapındadır. Ahşap dikmeler bu alanın açık alan olarak kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca alanda saptanan birkaç taş temel dışında herhangi bir mimari kalıntının tespit edilememesi bu alanın dikmelerle çevrelenmiş açık alan olduğu savını desteklemektedir.
7a evresine ait tanımlı bir taban bulunamaması karşın 7b evresinin sarı sıvalı tabanı  (835.89) alanın güneyinde ve doğusunda oldukça iyi korunmuş halde tespit edilebilmiştir. Alanın batısında ise taban tahrip olduğundan yayılım alanı doğu ve güneyle sınırlı kalmıştır.
                       Şekil 5: 7b evresine ait mimari yapıların tabanı
Kazılan alanın güneyinde 7b evresine ait doğu-batı 85 cm, kuzey-güney 83 cm lik alana yayılmış halde bulunan yanık ve küllü bir alan tespit edilmiştir. Tespit edilen bu alandan ele geçen kerpiç kalıntılar bu alanda bir ocak yapısının varlığını göstermektedir. 
 

Orta Tunç Çağ 8. Tabaka
M27 açmasında Orta Tunç Çağ’a ait 3 tabakadan biri olan 8. Tabaka ile ilgili kalıntılar açmanın batısındaki alanda tespit edilebilmiştir. 8. Tabakanın mimari kalıntılarını alanın batısında tespit edilen ve 1 ve 2 Numaralı mekan olarak adlandırılan yapılar oluşturmaktadır.
             Şekil 7: Alanın batısında yer alan 1 numaralı mekan
1 Numaralı mekan kuzey-güney yönlü uzanan, 3.60 m. uzunluğa ve 50 cm kalınlığa sahip kerpiç bir duvar (835.90) ve doğu- batı yönünde uzanan 3.80 m. uzunluğa, 50 cm kalınlığa sahip taş temelden (835.62) oluşmaktadır. Mekânın kuzey- güney yönünde uzanan duvarının kerpiç bedeninin korunmasına karşın, doğu-batı yönde uzanan duvarının ancak taş temelleri korunabilmiştir. 1 Numaralı mekanın batısında ise 2 Numaralı mekan yer almaktadır. Açığa çıkarılan ölçüleriye mekanın doğu-batı yönde uzanan duvarına ait taş temeller 1 m. x 50 cm olup, 2 Numaralı mekanın doğu duvarını, ortak kullanılan 1 Numaralı mekanın doğu duvarı oluşturmaktadır. 2 Numaralı Mekan içinde Kuzey-güney 2.30 m., doğu-batı 80 cm ölçülerine sahip taş döşeme (835.80) açığa çıkarılmıştır. Döşemenin doğu-batı yönde uzanan kısmı kazılması planlanmayan alan içinde kaldığından dolayı sınırı tespit edilememiştir. Döşemeyi oluşturan taşların 15-18 cm boyutlarında olduğu ve taşların üstünün beyaz bir sıva ya da benzeri bir maddeyle kaplandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca taş döşemenin doğusunda, yaklaşık olarak 20 cm kalınlığa ve 1.90 m. uzunluğa sahip, taş döşemenin doğu kısmında döşemenin bittiği yerden başlayan ve 2 Numaralı mekanın doğu duvarına dayanan kerpiç bir kısım daha tespit edilmiştir.
Şekil 8: 8. Tabakaya ait 1 ve 2 Numaralı Mekanlar
Şekil 9: 2 Numaralı mekanda yer alan taş döşeme
8. tabakaya ait mimari yapılarla ilişkili olan taban kalıntılarına alanın kuzeyinde, batısında ve doğusundaki çok sınırlı bir alanda rastlanılmıştır. Beyaz bir sıvayla kaplandığı anlaşılan taban kalıntıları çok iyi korunmadığından dolayı geniş bir alanda yayılımı saptanmamıştır. Açmanın batısında yer alan 1 Numaralı mekanın tabanı (835.50) ise doğu-batı 2.30 m. kuzey-güney 90 cm lik bir alanda korunmuş olarak açığa çıkarılmıştır.
Alanın güneyinde ve kuzeydoğusunda Orta Tunç Çağ’ın erken tabakalarını temsil eden 9a ve 9b evrelerine ait mimari kalıntıları tahrip eden iki adet çukur 8. tabaka içinde değerlendirilmiştir. Güneyde olan 1 m. çapındaki çukur 9a ve 9b ye ait duvar ve mekan tabanlarını tahrip ederken, kuzeydoğudaki çukur 9a-b evrelerinde kullanılan mekan duvarlarını tahrip etmiştir.  Çukur içinden gelen keramik ve kemik bulgular çukurların çöp çukuru olabileceğini düşündürmektedir.
8. tabakaya ait alanın batı kısmında mimari kalıntıların saptanmasına rağmen, alanın doğusunda kalan büyük bir bölümde herhangi bir mimari unsura rastlanılmamıştır. Söz konusu alanda tespit edilen kerpiç kalıntıları, bu alandaki olası mimari yapıların büyük ölçüde tahribata maruz kaldığını göstermekle birlikte, bu alanın 7b evresinde olduğu gibi açık alan olarak kullanıldığını da akla getirmektedir.
Orta Tunç Çağ 9. Tabaka
M27 Açmasında Orta Tunç Çağ’a ait saptanan en erken tabaka olan 9. Tabaka,  9a ve 9b olmak üzere iki evreden oluşmaktadır. Bu tabakaya ait ilk bulgular 2012 yılındaki kazı çalışmalarında saptanan taş temelli kerpiç duvarlı mekânlar ve yangın sonrasındaki kullanım evresine ait taş temellerden oluşmaktadır.
9. tabakanın geç evresi olarak tanımlanan 9a evresi, 9b evresine ait mimari kalıntıların yangın sonrasında tadilat yapılarak tekrar kullanıldığı evreyi temsil etmektedir. 9a evresine ait mimari kalıntılar, güneybatı- kuzeydoğu aksında uzanan taş temel (3.84m. x 60 cm) (835.16)  ve güneydoğu-kuzeybatı yönünde uzanan kerpiç duvara (1.90 m. x 45 cm) 8835.13) sahip 4 Numaralı mekandan oluşmaktadır. 4 Numaralı mekanın alt evreye ait 3 Numaralı mekanın duvar yıkıntıları üzerine kurulduğu anlaşılmaktadır. 4 Numaralı mekanın tabanı (835.07), mekanın kuzey duvarının güneyinde sınırlı bir alanda tespit edilebilmiştir.
Şekil 11: 9a evresine ait 4 Numaralı Mekan
     
Şekil 12: 9a evresinde kullanılan 5 ve 4 Numaralı Mekanlar
4 Numaralı mekanın batı duvarının bulunmasıyla, 2012 yılında alanın güneyinde tespit edilen 9a evresine ait kuzeybatı- güneydoğu uzantılı taş temeller 5 Numaralı mekan olarak isimlendirilmiştir. Bu mekanın kuzey duvarına ait kalıntılar tespit edilememiş olsa da mevcut olan doğu, güney ve batı duvarlara ait taş temellerden mekanın ölçülerinin yaklaşık olarak kuzey-güney 3 m. doğu-batı 3.30 m ölçülerinde olduğu anlaşılmaktadır.
  9. tabakanın saptanan en erken evresi olan 9b evresine ait mimari kalıntıları, 2012 yılında açmanın güneyinde, çok küçük bir kısmı açığa çıkarılan 3 Numaralı mekân oluşturmaktadır. 2012-2013 yılında yapılan kazılarda 3 Numaralı mekanın güney bölümü açığa çıkarılmış ancak mekanın kuzey kısmı kazılmayan alan içinde kaldığından dolayı mekan tam olarak açığa çıkarılmamıştı. 2015 yılı çalışmalarında ise mekanın kuzey bölümü açığa çıkarılmıştır.
Şekil 13: 2012-2013 yılı kazı çalışmalarında 3 Numaralı Mekanın açığa çıkarılan güney kısmı
3 Numaralı mekanın kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu güney duvarı ile, yine aynı doğrultuda yer alan kuzey duvarına ait taş temeller saptanmasına rağmen, mekanın doğu ve batı duvarlarına ait kalıntılar bulunamamıştır. Mekanın kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu güney duvarının 8. 10 m lik korunmuş bölümü saptanırken, kuzeydeki duvara ait ancak 2.20 m lik taş temeller korunabilmiştir.
Şekil 14: 9b evresine ait 3 Numaralı Mekan
Mekanın tabanı 834.54 seviyesinde bulunmuş olup, kuzey-güney yönünde çökmeden dolayı eğimlidir. Mekanın batısında, güney kısmı 8.tabakaya ait çukur tarafından tahrip edilen pişmiş topraktan yapılmış, sıvalı bir ocak veya fırın yer almaktadır. Açığa çıkarılan ölçüleriyle doğu-batı 80 cm, kuzey-güney 70 cm boyutlarında olan ocak/fırın yapısının kalınlığı ise 15 cm dir. Ocak veya fırının batıya olan uzantısı kazılmayan alan içerisinde kaldığından dolayı tam olarak ölçüleri saptanamamıştır. Ocak/fırın yapısının tabanı 835.46 seviyesinde saptanmış olup derinliği 2 cm olarak ölçülmüştür.
Şekil 15: 3 Numaralı Mekanın batısında yer alan ocak/fırın
Mekanın doğu duvarının güneydoğusunda 60x90 cm ölçülerinde dikdörtgen şeklinde kerpiç bir mimari unsur yer almaktadır. Olasılıkla platform olarak kullanılan bu yapının güney kısmı tahrip olmuştur. Platformun kuzeyinde, mekanın ise doğu duvarının güneydoğu köşesinde, kuzeye doğru sıralanmış 4 adet küçük boyutlu çanak ve çömlekler yerleştirilmiştir.
Şekil 16: 3 Numaralı Mekanın kuzeydoğudan görünümü
Şekil 17: 3 Numaralı mekan içinde yer alan tabandan 15 cm yükseltilmiş platform ve üzerine yıkılmış olan tavana ait ahşap kalıntılar
Mekanın büyük bir bölümünü kapsayan kısımda tabandan 15 cm yükseltilmiş ve tabanla birlikte sıvanmış olasılıkla dikdörtgen formlu bir platform yer almaktadır. Doğu-batı 1.80 m. uzunluğa sahip platformun ancak güneydeki sınırı saptanabilmiştir. Doğu, batı ve kuzeydeki bölümü saptanamayan platformun üzerine yaklaşık olarak kuzey-güney 3.50 m, doğu-batı 3.m lik bir alana yayılan mekânın tavanının çöktüğü tespit edilmiştir.
 Şekil 18: 3 Numaralı mekanın tavanını kaplayan hasır kalıntıları
Taban üstüne kuzey-güney ve doğu-batı yönde düşen, ve yaklaşık 10-12 cm kalınlığında olan ahşap hatıllardan ve hasırlardan, mekanın üst yapısı hakkında bilgi edinilebilmektedir. Açığa çıkarılan platformun güney kısmında doğu-batı yönde sıralı halde 15 adet ahşap dikmeler bulunmaktadır. Bu dikmelerin kalınlıkları 12, 8 ve 6 cm arasında değişmektedir. Dikmelerin yaklaşık 1.30 cm kuzeyinde birbirlerine paralel olarak yerleştirilen ve çapları 12 cm olan iki adet ahşap dikme daha bulunmaktadır.
Şekil 19:3 Numaralı mekanda yer alan platformun güneyindeki ahşap dikmeler ve çatıya ait ahşap hatılların (üstte) mekan içindeki konumu (altta)
Şekil 20: M 27 Açması kuzey ve doğu kesitler
 
M28 AÇMASI
2015 yılı kazı sezonunda M28-B plankaresinin güneybatı bölümünü oluşturan 5x5 metrelik alanda, Orta Tunç Çağ tabakalarının araştırılması amacıyla kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde Orta Tunç Çağ’a ait 3 tabaka (7a-b, 8 ve 9a-b) açığa çıkarılmıştır.


Şekil 21: M28-B Plankaresinde 2015 yılı kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği 5x5 m. lik alan

Orta Tunç Çağ 7. Tabaka
M28 açmasında Orta Tunç Çağ 7.tabakanın geç evresi olarak tarihlendirilen 7a evresi, 1.50 m. çapındaki çukurla temsil edilmektedir. Çöp çukuru olarak tanımlanan çukur 7b ve 8. Tabakalara ait mimari yapıları tahrip etmiştir. Açmada 7a evresine ait herhangi bir mimari kalıntı tespit edilememiştir.

Şekil 22: 7b ve 8. Tabakaya ait mimari yapıları tahrip eden 7a evresine ait çukur
Orta Tunç Çağ 7.tabakanın erken evresi olarak tanımlanan 7b evresine ait mimari kalıntıları 2014 yılı kazı sezonundaki çalışmalarda açmanın kuzeyinde tespit edilen kuzey-güney doğrultulu taş temel ve batısında yer alan tahrip olmuş taş temel kalıntıları oluşturmaktadır.   

Şekil 23: 7b Tabakasına ait dağınık halde bulunan kuzey-güney yönlü taş temel kalıntıları
Açmanın kuzeyinde yer alan 54 cm genişliğinde 96 cm uzunluğundaki kuzey güney doğrultulu taş temelin güneyinde, taş temellerle ilişkili olan sıvalı bir taban açığa çıkarılmıştır. Güneye doğru eğimli olan tabanın kuzeyinde, taş temellerin hemen güneyinde 835.87 seviyesinde taban üstünde insitu halde tüm kap ele geçmiştir. Güneye doğru oldukça eğimli olan tabanın 835.48 seviyesinde son bulduğu saptanmıştır.



Şekil 24: 7b evresine ait kuzey-güney yönlü taş temel ve taban üstü çömlek
 
Şekil 25:7b evresine ait taban ve kuzeyinde yer alan taş temeller
 
 
Orta Tunç Çağ 8. Tabaka
M28 açmasında Orta Tunç Çağ 8. Tabaka, alanın kuzeyinde saptanan kerpiç duvarlara sahip mimari ile temsil edilmektedir. 835.70 seviyesinde açmanın doğu kesitinde doğu-batı doğrultu çift sıralı kerpiç duvar tespit edilmiştir.  Kerpiç boyutu 33x22x9 cm olarak ölçülmüş duvarın korunmuş ölçüleriyle kalınlığı 66 cmdir. Bu duruma ek olarak doğu-batı doğrultu duvarla kesişen ve köşe yapan kuzey-güney yönlü tek sıra kerpiçten ikinci bir kerpiç duvar daha tespit edilmiştir. Tespit edilen doğu-batı doğrultulu duvarın batıya doğru devamı bulunamazken kuzey-güney doğrultulu duvarın ise alanın kuzey kesiti önünde 835.34 seviyesinde bir kapı geçişine (eşiğe) sahip olduğu anlaşılmış bu mimari öğenin batısı 3 numaralı, doğusu ise 4 numaralı mekan olarak adlandırılmıştır. Mekanların kuzeye doğru uzantısı kazılmayan alan içiresinde kaldığından tespit edilememiştir. Ayrıca söz konusu doğu-batı doğrultu duvarın güney yüzü daha öncede bahsedilen doğu kesit önünde tespit edilen çöp çukuru tarafından tahrip edilmiştir.
Şekil 26: 3 ve 4 Numaralı mekanların güney duvarını tahrip eden 7a evresine ait çukur
 
 
Orta Tunç Çağ 8. Tabakaya ait olan 3 ve 4 Numaralı mekanların tabanları (835.34) açmanın kuzeybatısında sınırlı bir alanda saptanabilmiştir.
Şekil 27: 8. Tabakaya ait 3 Numaralı Mekan
 4 numaralı mekanın kuzey-güney doğrultulu duvarının doğusunda ve doğu-batı doğrultulu duvarın kuzeyinde bulunan alandan yoğun kül ve kemik tespit edilmiştir. Söz konusu alan kuzey kesit önünde olduğundan dolayı tespit edilen küllü malzeme ile ilişkilendirilebilecek unsurlar olasılıkla kazılmayan alan içinde kaldığından araştırılamamıştır.
Şekil 28: 8. Tabakaya ait 4 Numaralı Mekan
Orta Tunç Çağ 9. Tabaka
M 28 açmasında Orta Tunç Çağ’ın tespit edilen en erken tabakası olan 9. Tabakaya ait 2 evresi (9a-b) tespit edilmiştir.
9. Tabakanın geç evresi olarak tanımlanan 9a evresi açmanın güneydoğu köşesinde açığa çıkarılan 1.50 m. x 50 cm ölçülere sahip kuzey-güney doğrultulu taş temeliyle temsil edilmektedir. Taş temellerle ilişkili olan taban ise alanın güneyinde 835. 07 seviyesinde tespit edilmiştir. Açığa çıkarılan taban kuzeye doğru yükselerek tahrip olduğundan geniş alanda açığa çıkarılamamıştır.
Şekil 29: 9a evresine ait alanın güneydoğusunda açığa çıkarılan taş temeller
9. Tabakanın erken evresi olarak tanımlanan 9b evresine ait mimari kalıntıları kerpiç duvarlara sahip 2 ve 6 Numaralı mekanlar oluşturmaktadır. Bu mekanlardan 2 Numaralı mekan olarak isimlendirilen yapının doğu kısmı 2012 yılı çalışmalarında tespit edilmiştir. 2015 yılı çalışmalarında ise mekanın doğu kısmı açığa çıkarılmıştır. Mekanın doğu duvarı (835.29-835.12) kuzey-güney yönlü olup yaklaşık 40 cm lik kalınlığa 3.60 m.uzunluğa sahiptir. Mekanın kuzey duvarı kazılmayan alan içinde kaldığından dolayı mekanın boyutları hakkında net veriler elde edilememiştir. 834.82 seviyesinde tabana ulaşılan 2 Numaralı mekanın güney ve doğu duvarının birleştiği köşede iki adet tüm kap ele geçmiştir. Mekanın kuzeyinde ise bir hayvana ait iskelet açığa çıkarılmıştır.
Şekil 30: 9b evresine ait 2 Numaralı Mekan 
 
9b evresine tarihlendirilen bir diğer mekan 6 Numaralı mekandır. 2 Numaralı mekanın batısında yer alan mekanın batı duvarı, 2 Numaralı mekanın doğu duvarıyla ortak kullanıma sahiptir. Mekanın güney duvarının 2.10 m lik kısmı açığa çıkarabilmişken kuzey ve batı duvarları saptanamamıştır.
Şekil 31: 9b evresine ait 6 Numaralı Mekan
Şekil 32:M28 Açmasının  kuzey, batı ve doğu kesitleri
O22 AÇMASI
2015 yılı Beycesultan kazı çalışmaları kapsamında höyüğün batı konisinde bulunan O22 C plankaresinin kazılmasına karar verilmiştir. Açmanın bulunduğu mevkii Batı Koni üzerindeki en yüksek noktalardan biridir ve açma sınırlarının bir kısmı Batı Koninin, batı yamacı üzerinde yer almaktadır. Açma ayrıca daha önce çalışmaların yürütüldüğü, Batı Koniyi ova seviyesinden başlayıp koni yüksekliğine ulaşan batı-doğu doğrultulu bir eğimle kesen alanın güneyinde bulunmaktadır.
 
Şekil 33: O 22 Açmasının  Höyükteki Konumu
 
Söz konusu alan sabit bir eğimle yükselen yapısından ötürü, yerleşimin girişi olma olasılığını barındırmaktadır; ancak bu alanın ova seviyesine yakın kesimine konumlanan S21 açmasında yürütülen çalışmalar, yoğun Bizans Dönemi tahribatı nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. O22 açmasının “giriş” olarak nitelendirilen alana ve Batı Koninin güney ve batı yamaçlarına hâkim bir konumda bulunması, yamaç akıntısının bu kesimde daha az olduğunun ve dolayısıyla tabakaların daha net bir şekilde açığa çıkarılabileceğinin düşünülmesi ve açığa çıkarılacak olan bu tabakaların 2007 yılından bu yana ağırlıklı olarak çalışmaları yürütmekte olduğumuz Batı Konide ortaya çıkarılan, Geç ve Orta Tunç Çağ katmanlarını daha iyi değerlendirmemizi sağlayabilecek olması bu alanda kazı çalışmaları yürütülmesinin sebepleri arasındadır. O22 Açmasını da barındıran alanın “giriş” ve yamaçlara komşu konumu MÖ 2. Binyılda mevcut bulunan bir yerleşimin eğer varsa “iç şehrinin” ve buna ait duvarların burada bulunma ihtimalini sunmaktadır.
Kazı çalışmaları açmanın koni düzlüğü üzerinde bulunan 10x10 boyutlarındaki, C plankaresinde başlatılmıştır.
            O 22 Açmasında yapılan kazı çalışmalarında alanda Selçuklu Dönemi 1b evresi ve Bizans Dönemi 2a2 ve 2a1 evreleri açığa çıkarılmıştır.    
            Selçuklu Dönemi 1b Evresi
           Selçuklu Dönemi 1b evresine ait alanda  düzenli bir plan veren herhangi bir mimari kalıntıya rastlanmazken alanın güneydoğu kesiminde 841.78  seviyesinde açığa çıkarılan boyutları ile doğu-batı 2.60 m ve kuzey-güney 1.25 m ölçülerinde Selçuklu dönemine ait taban tesipit edilmiştir. Ayrıca bu tabanın doğusunda, açmanın güneydoğusunda 841.95 seviyesinde kuzey-güney 2.16 m doğrultulu bu Selçuklu tabanı ile ilişkili olduğu düşünülen döküntü taşlar tespit edilmiştir.
                              
Şekil 34 : Selçuklu Tabanı
 
 
       Bizans Dönemi  2a2 Tabakası
            O 22 Açmasında Bizans 2a2 evresi oldukça tahrip olmuş mimari kalıntılarla temsil edilmektedir. Mimari kalıntılar alanın güneyinde yoğunlaşmıştır. Oldukça yoğun bir tahribata maruz kalan mimari yapılar düzenli bir plan içermemektedir.
            O22 açmasında sürdürülen çalışmalarda, açmanın kuzeyinde 841.83 seviyesinde kuzey-güney  1.20 m ve 84 cm doğu-batı ölçülerinde Bizans Dönemi 2a2 evresine ait taş temel veya döküntü olduğu düşünülen taş mimariye rastlanılmıştır.                         
Şekil 35 : Bizans 2a2 evresine ait alanın kuzeyinde açığa çıkarılan taş temel kalıntıları
            Alanda sürdürülen çalışmalarda alanın kuzeydoğusunda 841.71 seviyesinde, ortaya çıkarılan boyutu  ile kuzey-güney 1.25 m ve doğu-batı 1.40 m ölçülerinde  pithos parçaları ile beraber döküntü olarak taş ve çatı kiremitlerinin de içinde bulunduğu bir yıkıntı tespit edilmiştir.
                              
Şekil 36 : Alanın kuzeydoğusunda tespit edilen, aralarında pithos parçaları ve çatı kiremitlerinin bulunduğu yıkıntı
            Alanın kuzeydoğusunda sürdürülen bu çalışmalar sırasında,  söz konusu yıkıntının doğusunda 841.58 seviyesinde kuzey-güney 41 cm ve doğu-batı 49 cm ölçülerine sahip yanık küllü bir alan tespit edilmiştir.
                              
Şekil 37 : Yanık küllü alan
            Alanın doğu tarafının orta kısmında  841.74 seviyesinde doğu-batı  1.24 m ve kuzey-güney 49 cm ölçülerine sahip döküntü kiremitlerin yoğunlukta olduğu ve bir kaç taştan oluşan ve tahrip olduğu düşünülen bir yıkıntıya rastlanılmıştır. Ayrıca bu yıkıntının yayılımını arama çalışmalarında  söz konusu alanın güneyinde 841.72  seviyesinde doğu-batı 1.71 m ve kuzey-güney 88 cm ölçülerine sahip oldukça yoğun bir şekilde döküntü çatı kiremitin olduğu gözlenen döküntü taş ve çatı kiremitlerinin oluşturduğu bir yıkıntı tespit edilmiştir. 
                              
Şekil 38  : Taş ve çatı kiremitlerin oluşturduğu yıkıntı
            Alanın güneydoğusunda sürdürülen bu çalışmalarda söz konusu yıkıntının yayılımının ve boyutlarının net bir şekilde ortaya çıkarılma  çalışmalarında 841.76 seviyesinde düzgün bir mimari göstermeyen kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu 3.60 m ve 1.45 m boyutlarına sahip ortalama 20x25 cm ölçülerindeki  taşlardan oluşan düzgün  bir mimari plan vermeyen Bizans 2a2 evresine ait bir taş temelin döküntü taşları tespit edilmiştir. Ancak bu alanda sürdürülen çalışmalarda zamanla bu taş temelin  batı kısmında doğu - batı doğrultusunda uzanan doğu-batı 1.50 m ve kuzey-güney 1 m ölçülerine sahip Bizans 2a2 evresine ait düzgün bir mimari plan gösteren taş temel tespit edilmiştir. 
Şekil 39 : Bizans 2a2 dönemine ait  iri taşlardan oluşan döküntü olduğu düşünülen taş temel
                O22 açmasının kuzeybatısında sürdürülen çalışmalar sırasında ise 841.54 seviyesinde kuzey-güney 82 cm ve doğu-batı  51 cm ölçülerine sahip Bizans Dönemi 2a2 evresine ait çok sınırlı bir alanda taban açığa çıkarılmıştır.
                              
Şekil 40 : Bizans Dönemi 2a2 evresine ait taban
                Alanın güneybatısında kalan alanda sürdürülen çalışmalarda ise 841.64 seviyesinde doğu-batı 4.20 m ve kuzey-güney 2.40 m ölçülerine sahip döküntü çatı kiremitlerin çok yoğun şekilde görüldüğü döküntü taşların da olduğu bir yıkıntı tespit edilmiştir.
                              
Şekil 41 : Döküntü çatı kiremitlerin ve taşların oluşturduğu yıkıntı
 
Bizans Dönemi 2a1 Tabakası
            Bizans Dönemi 2a1 Tabakası, oldukça tahrip olmuş ve düzenli bir mimari plan içermeyen 2a2 evresinin aksine 2a1 evresine ait mimari yapıların taş temellerine alanın güneyinde rastlanılmıştır. Alanın güneydoğusunda doğu batı yönde açığa çıkarılan taş temel 841.55 seviyesinde doğu-batı 1.95 m ve kuzey-güney 43 cm ölçülerindedir. 2a2 evresindeki iri taşlardan oluşan temellerin aksine 2a1 evresindeki taş temellerin daha küçük boyutlu olup ortalama 15x17 cm ölçülerindeki taşlardan oluştuğu anlaşılmaktadır.
            O 22 açmasının orta bölümünde yine Bizans Dönemi 2a1 evresine ait güneybatı-kuzeydoğu doğrultulu uzanan 841.48 seviyesinde doğu-batı 3,20 m ve kuzey-güney 46 cm ölçülerinde bir taş temel saptanmıştır.
 
 
Şekil 42 : Bizans 2a1 evresine ait taş temeller
ÇATI PROJESİ KAPSAMINDA AÇILAN ÇATI AYAĞI ÇUKURLARI
Beycesultan Höyük 2015 yılı kazı sezonu çalışmalarına ilk olarak, 2008-2014 yılı kazı çalışmalarında açığa çıkarılan, Geç Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı’na ait taş temelli kerpiç mimari yapıların ve içinde barındırdığı taşınmaz mimari unsurların (ocak, silo) korunması amacıyla yapılması kararlaştırılan çatı için gerekli olan ayak çukurlarının açılmasıyla başlanmıştır.
Şekil 43:  2015 Beycesultan Höyük Çatı Projesi kapsamında açılan çatı ayağı çukurlarının açma içindeki konumları
Her biri 1,5x1,5 m. ölçülerinde, 1 m. derinliğinde olan 12 adet çatı ayağından O26, N26, N28, M28 açmalarında doğu ve batıda olmak üzere ikişer tane, O28, M26, L26, L28 açmalarında ise birer adet olmak üzere çatı ayağı çukuru açılmıştır. Ayrıca O26, N28, N26 ve M28 açmalarının doğusunda ve batısında açılan çukurlar arasına ise iki çukuru birbirine bağlayan 1 m. genişliğe ve derinliğe, 8 m. uzunluğa sahip alanlarda kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Höyüğün batı konisinin güney yamacında, L 26 açmasının güneydoğusunda açılan çatı ayağı çukurunda yapılan kazı çalışmalarında yoğun olarak Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı’na ait keramikler ele geçmiştir. Yanık toprak ve kerpiç kalıntılarının yoğun olarak bulunduğu alanda 832.49 seviyesinde 37x60 cm boyutlarında kuzey-güney doğrultulu taş temeller tespit edilmiştir. 832.13 seviyesinde ise bu taş temellere ait yanık bir taban açığa çıkarılmıştır. 832.06 seviyesinde ise açığa çıkarılan kısım itibariyle oval veya yarım daire şeklinde, 25 cm kalınlığında kerpiçten yapılmış mimari unsur tespit edilmiştir.
Höyüğün batı konisinin güney yamacında, L28 açmasının batısında açılan çatı ayağı çukurunda ise herhangi bir mimari öğeye rastlanmazken, 832,35 seviyelerinde yanık bir alan ve Erken ve Orta Tunç Çağı’na ait keramikler ele geçmiştir.
M 26 Açmasının batısında açılan çatı ayağı çukurunda çoğunlukla Geç Tunç Çağı’na ait keramikler gözlenmiş ve herhangi bir mimari kalıntı tespit edilememiştir. 2011 yılı kazı çalışmalarında M27 Açmasının güneyinde tespit edilen, Geç Tunç Çağı 5a tabakasına tarihlendirilen doğu- batı uzantılı çakıl, keramik ve kemik döşeli sokağın batı uzantısı, 837.99 seviyesinde tespit edilmiştir.
M28 Açmasında açılan iki çatı ayağı çukurundan batıda yer alan çukurda çoğunlukla Geç Tunç Çağı ve Bizans Dönemi’ne ait keramik ve pithos parçaları (837.79) ele geçerken, mimari kalıntıya rastlanılmamıştır. Yanık ve kerpiç döküntü kalıntılarından mimari unsurların tahrip olduğu anlaşılmaktadır. M 28 Açmasında açılan diğer bir çatı ayağı çukuru ise açmanın doğusunda yer alır. Bu çatı ayağında da tıpkı açmanın batısında yer alan çatı ayağında olduğu gibi pithos parçaları (837.65) ele geçmiştir.
M28 Açmasının batı ve doğusunda açılan iki çatı ayağı çukurunun birbirine bağlanması amacıyla 1 m. genişliğinde, 1 m. derinliğinde ve 8 m. uzunluğunda kazılan alanda 837.82 seviyesinde açığa çıkarılan Selçuklu dönemine ait bir taban açığa çıkarılmıştır. Alanda Selçuklu, Bizans ve Geç Tunç Çağı’na ait keramikler ele geçmiştir.
N26 açmasında açılan iki çatı ayağı çukurundan biri olan güneybatıdaki çatı ayağı çukurunda yapılan kazı çalışmalarında yoğun olarak döküntü halde taş temel kalıntıları ve çatı kiremitleri ele geçmiştir. Bizans Dönemi 2b evresine tarihlendirilen yanık tabakasının tabanı 839.15 seviyesinde tespit edilmiş ve yanık dolgu tabakasından yoğun olarak kerpiç kalıntıları ve çatı kiremiti cürüfları ele geçmiştir.
Şekil 49: N26 Açmasının güney batısındaki çatı ayağı çukurunda tespit edilen Bizans 2b evresine ait yanık taban
N26 açmasında açılan diğer bir çatı ayağı çukuru açmanın güneydoğusunda bulunmaktadır. Bu çatı ayağında da açmanın güneybatısındaki çukurda ele geçen Bizans Dönemi’ne ait çatı kiremiti parçaları ele geçmiştir. 839.18 seviyesinde ise Bizans 2b evresine ait yanık taban ve bu tabana gömülü büyük bir kısmı tahrip olmuş pithos ele geçmiştir.
N26 açmasının doğu ve batısında açılan iki çatı ayağı çukurunun birbirine bağlanması amacıyla, iki çatı ayağı çukuru arasındaki alanda 1m. genişliğe, 1 m. derinliğe ve 8 m. uzunluğu sahip dar bir alanda kazı çalışmaları yapılmıştır. Kazılan alanda 839.87 seviyesinde Bizans 2a tabakasına ait 1x1 m. boyutlarında kuzey- güney doğrultulu almaşık teknikle inşa edilmiş duvar açığa çıkarılmıştır. Açığa çıkarılan bu duvarın doğusunda ise 75x31 cm ölçülerinde kuzey-güney doğrultulu taş temel kalıntılarına rastlanılmıştır. Bu taş temellere dayandırılmış, korunan ölçüleriyle 80 cm çapında, 5 cm kalınlığında ve 82 cm yüksekliğinde pithos bulunmuştur. Pithosun doğusunda ise 839.64 seviyesinde kuzey-güney doğrultulu 1m.x68 cm. ölçülerinde almaşık teknikle inşa edilmiş bir duvar daha bulunmuştur. 
 
N28 Açmasının batısında ve doğusunda açılan iki ayak çukurunda döküntü taş ve kerpiç kalıntılarına rastlanılmıştır. Açmanın doğusunda bulunan ayak çukurunda  yoğun olarak Bizans Dönemi’ne ait olan çatı kiremiti parçalarına ve keramiklere rastlanılmıştır. 
N28 Açmasının batısında ve doğusunda açılan iki çatı ayağı çukurunun arasında kalan alanda yapılan kazı çalışmalarında ise 839.95 seviyesinde kuzey-güney 75 cm, doğu-batı 175 cm ölçülerinde, Bizans Dönemi’ne tarihlendirilen taş temel açığa çıkarılmıştır.
 
O26 Açmasının doğusunda ve batısındaki alanda açılan iki ayak çukurundan batıda yer alan çukurda 840.28 seviyelerinde Bizans 2a tabakasına ait kuzey-güney doğrultulu 119x 50 cm ölçülerine sahip taş temel açığa çıkarılmıştır. Açmanın doğusunda yer alan çatı ayağı çukurunda ise Bizans Dönemi’ne ait kuzey- güney doğrultulu 53x120 cm ölçülerinde taş temel açığa çıkarılmıştır. Ayrıca alanda açığa çıkarılan taş temellere ait kerpiç kalıntılar da tespit edilmiştir.

O26 Açmasının batısında ve doğusunda açılan iki çatı ayağı çukurunun arasında kalan alanda yapılan kazı çalışmalarında Bizans 2a evresine ait taş temeller saptanmıştır. Bunlardan ilki kazılan alanın doğusunda saptanmış olup kuzey-güney doğrultuda 54x96 cm ölçülere sahiptir. Açığa çıkarılan bu temellerin batısında, kuzey-güney 87x97 cm ölçülere sahip başka bir duvar daha açığa çıkarılmıştır. Kazılan alanın batısında kalan kısmında ise kuzey- güney doğrultulu 172x100 cm ölçülerinde taş temelle, kuzey- güney doğrultuda 53x100 cm  ölçülerinde başka bir taş temel daha saptanmıştır.
O28 Açmasının batısında yer alan çatı ayağı çukurundaki çalışmalarda kazılan alanda çok az sayıda Bizans ve Selçuklu keramiği ele geçmiş olup herhangi bir mimari kalıntıya rastlanılmamıştır.
                                                            
Beycesultan Höyük 2015 yılı arkeolojik kazıları, özellikle önceki yıllarda yaklaşık 1200 metrekarelik bir alanda ortaya çıkarılan  ve MÖ 1650 yıllarına tarihlendirilen 5 tabaka ile Orta Tunç Çağı’nın Beycesultan Höyük’te tespit edilen en erken evresi olan ve MÖ 2000/1900- 1800/1700 yıllarına tarihlendirilen 9. Tabaka tabaka arasındaki yaklaşık 200-250 yıllık sürece ilişkin bilgi sunmuştur. Bu iki tabaka arasını dolduran evrelerin özellikle M27 plankaresinde açığa çıkarılması MÖ 2. Binyıl kronolojisine ilişkin yeni bazı veriler elde edilmesinin yanı sıra ilk dönem kazılarında tespit edilen tabakalara ilişkin eşleştirmelerimizi ve bu bağlamda yerleşimin tabakalanmasını net olarak belgelememize olanak sunmuştur. Zira bu yeni tespit edilen evrelerin her birinden aldığımız radyokarbon örnekler, yalnızca göreli tarihlemeye değil mutlak tarihlemeye ilişkin yeni veriler sunacaktır.