2016 Araştırmaları

BEYCESULTAN HÖYÜĞÜ 2016 YILI ÇALIŞMALARI

2016 yılı Beycesultan Höyük kazı ve araştırmaları 22 Temmuz - 22 Ağustos 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olup çalışmalara bakanlık temsilcisi olarak Denizli Müzesi'nde görevli Arkeolog Şaban Kök katılmıştır. Aynı zamanda çalışmalara Ege Üniversitesi öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve lisans öğrencileri katılmıştır. Yerleşimden tespit edilen insan iskeletleri üzerine antropolojik çalışmalar Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç.Dr. Başak Boz tarafından yürütülmüş, yerleşimdeki restorasyon çalışmaları ise, Pamukkale Üniversitesi öğretim görevlisi Çağrı Murat Tarhan başkanlığında bir ekip tarafından gerçekleştirilmiştir.
2016 yılı Beycesultan Höyük araştırmaları arkeolojik kazı çalışmaları ve restorasyon ve koruma çalışmaları olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır:

ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMALARI:

Beycesultan Höyüğündeki kazı çalışmaları M27 açmasının güney kesiminde kalan alanda gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar kapsamında Geç Tunç Çağı ve Orta Tunç Çağı’na ait kalıntılar açığa çıkarılmıştır.

6. Tabaka Geç Tunç Çağı:

M 27 Açmasının (Resim 1) güneybatısındaki alanda başlatılan kazı çalışmalarının temel amacı Orta Tunç Çağı dönemine ait tabakaların geniş alanda açığa çıkartılmasının yanı sıra , daha önceki yıllarda yapılan Orta Tunç Çağı tabakalanmasının tekrar değerlendirilmesine olanak tanımaktır.

Resim 1: M 27  Açması Havadan görünüm

M27 Açmasının güneybatısındaki kazı çalışmalarına ilk olarak 2014 yılı kazı çalışmalarında saptanan Geç Tunç Çağı 5a2 tabakasına ait, 35 No’lu mekanın kuzey ve doğu duvarları korunarak tabanı kaldırılmış ve Geç Tunç Çağı 6. tabakaya inilmiştir. M27 Açmasının güneybatısında kalan bu alanın kuzeybatısında GTÇ dönemi 6.tabakasına ait ilk olarak güneybatı-kuzeydoğu doğrultulu uzanan doğu-batı 2.86 m, kuzey-güney 63 cm ölçülerine sahip, ortalama 23x17 cm boyutlarındaki taşlardan oluşan, temel ortaya çıkarılmıştır. Sürdürülen çalışmalarda alanın güneyinde ise doğu batı doğrultulu uzanan, doğu-batı 3.17 m, kuzey-güney 81 cm ölçülerine sahip ortalama 20x12 cm boyutlarındaki taşlardan oluşan temel bir daha ortaya çıkarılmıştır Alanın kuzeybatısında bulunan söz konusu bu taş temele dikey olarak, kuzey kesitten kuzey güney doğrultulu uzanan doğu-batı 37 cm, kuzey-güney 68 cm ölçülerine sahip ortalama 25x13 cm boyutlarındaki taşlardan oluşan bir taş temel daha bulunmaktadır. (Resim 2)

Resim 2: M27  Açması 6. Tabaka Taş Temeller

Açmada sürdürülen çalışmalarda Geç Tunç Çağ 6.Tabakasına ait, alanın kuzeybatısında sınırlı bir alanda görülmeye başlanan ve alanın batısını, kuzey-güney doğrultulu sınırlayacak şekilde 836.64 ve 836.56 seviyeleri arasında değişim gösterebilen ve oldukça tahrip olduğu gözlenen sıvalı bir tabana rastlanılmıştır. Sürdürülen çalışmalarda ayrıca bu taban ile ilişkili olabileceği düşünülen, doğu-batı 52 cm, kuzey-güney 40 cm ölçülerine sahip bir alanda bir kolu, kafatası ve bacakları tespit edilemeyen oldukça tahrip olmuş erişkin bir kadına ait iskelet saptanmıştır. (Resim 3)

 

                                         Resim 3: Erişkin Kadın İskeleti

Açmanın güneyinde 6. Tabakaya ait olan ve olasılıkla silo (Resim 4) amaçlı kullanılmış bir çukur yer almaktadır. 2 m. çapında olan çukurun tabanı ve çeperi sıvalı olup, 20 cm kalınlığında dış çeperi bulunmaktadır. Çeperi ve tabanının sıvalı oluşu çukurun depolama amaçlı kullanılmış olabileceğini göstermektedir.

Resim 4: 6. tabakaya ait silo

 

7. Tabaka Orta Tunç Çağı:

M 27 Açmasında sürdürülen kazı çalışmalarında Geç Tunç Çağ dönemine ait taban ve bu taban ile ilişkili unsurların kayıt altına alınıp kaldırılmasından sonra alanda Orta Tunç Çağı 7.tabakaya ait kalıntılara ulaşılmıştır. Açmanın kuzeydoğu köşesinde kuzey-güney 1.45m. doğu-batı 2.80 m. uzunluğu sahip ortalama 45 cm kalınlığındaki kerpiç duvarlardan oluşan bir mekan tespit edilmiştir. (Resim 5)

Resim 5: 7. tabakaya ait 1 Numaralı Mekan

Mekanın güneybatı köşesinde oldukça tahrip olmuş kerpiçten yapılmış muhtemelen ocak olabilecek kalıntılar tespit edilmiştir. Kalıntılardan ve bazı korunabilen parçalardan anlaşıldığı kadarıyla ocağın yaklaşık 50 cm çapında ve 4 cm cidar kalınlığına sahiptir. Mekanın güney duvarının hemen önünde iki bölmeli ve dikdörtgen bir formu olduğu anlaşılan kerpiçten bir silo bulunmaktadır. 10 cm cidar kalınlığına sahip silonun korunmuş ölçüleriyle 46x 40cm ölçülerinde olduğu anlaşılmaktadır. Mekanın güney duvarı önünde siloya dayandırılmış halde bir adet çömlek bulunmaktadır. Mekânın güney duvarının doğusu ise olasılıkla Geç Tunç Çağı 6. Tabakaya ait bir çukur tarafından tahrip edilmiştir.  (Resim 6)

7. Tabakaya ait yanık sıvalı bir taban açmanın batı kesiminde geniş bir alanda saptanmıştır. Batıdan doğuya doğru eğimli bir açıyla gelen ve bir kısmı çökmüş olan taban doğu-batı 2.70 m ve kuzey-güney 3.10 m ölçülerine sahiptir. (Resim 7) Tabanın bir bölümü, biri güneyde diğeri de kuzey kısımda yer alan iki dairesel formdaki çukur tarafından tahrip edilmiştir. Biri 1.80 m. çapında, diğeri ise 1,20 m. çapında olan bu çukurların çeperleri ve tabanları sıvalıdır. Çukur içinden çıkan çok sayıda keramik parçaları çukurların Geç Tunç Çağı’na tarihlendirilebileceğini göstermektedir.

Resim 6: 7. tabakaya ait 1 Numaralı Mekan içinde bulunan tüm kap ve silo

Açmanın batısında açığa çıkarılan taban üzerinde 16 cm kalınlığında ve korunan kısım itibariyle 45 cm uzunluğunda olan bir ocağa ait kalıntı yer almaktadır. Dairesel bir formu olduğu anlaşılan ocağın büyük bir bölümü olasılıkla Geç Tunç Çağı’na ait olan çukur tarafından tahrip edilmiştir. Açmanın doğusunda yer alan ve çeperi ve tabanı sıvalı bir diğer çukur da olasılıkla Geç Tunç Çağı’na aittir. 1.75 m çapa sahip çukur içinden Geç Tunç ve Orta Tunç Çağa tarihlenen keramikler ele geçmiştir.

Resim 7: 7. tabakaya ait sıvalı yanık taban ve ocak kalıntısı

8. Tabaka Orta Tunç Çağı:

Orta Tunç Çağı 8. Tabakaya ait mimari kalıntılar açmanın doğusundaki alanda saptanmıştır. Bu tabakaya ait Açmanın kuzey kısmında 8.tabakaya ait olan bir taş temel açığa çıkarılmıştır. Taş temelin ölçüleri doğu-batı 2.50 m, kuzey-güney 1.35 m olup 53 cm kalınlığa sahiptir. (Resim 8) Alanın batı kısmında bulunan kerpiç döküntüler kaldırılarak kuzeyde bulunan bu taş temelle bağlantısı ortaya konulmuştur. Kerpiç döküntünün kaldırılmasıyla kuzey-güney 3,30 metre, doğu-batı 1,10 metre doğrultuda ve 53 cm kalınlığa taş temel ortaya çıkartılmıştır. Kuzey- güney yönlü açığa çıkarılan taş temel, 1 Numaralı mekanın kuzey duvarı ile köşe yaparak 3 Numaralı mekanı oluşturmuştur. 1 Numaralı mekan ile 3 Numaralı mekan arasında geçişi sağlayan yaklaşık 60 cm genişliğinde bir geçiş yer almaktadır.

 

Resim 8: 8. Tabakaya ait 3 Numaralı Mekan

 9. ve 10.Tabakalar Orta Tunç Çağı:

2012-2015 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan 10. tabakaya ait 3 No'lu mekanın batı kısmını açığa çıkartmak amacıyla Orta Tunç Çağı 8. Tabakaya ait 1 No'lu mekanın kuzey ve batı duvarları korunarak seviye ime çalışmaları gerçekleştirilmiş ve bu döneme ait tabakalara ulaşılmıştır. Orta Tunç Çağı’nın erken tabakalarından olan 9. tabaka 10. tabakanın yıkıntıları üzerine kurulmuştur. Yoğun kerpiç döküntülerin bulunduğu bu evreye ait herhangi bir mimari unsura rastlanılmamıştır. 10. tabakaya ait daha önceki yıllarda açığa çıkarılan 3 numaralı mekanın batıya doğru uzanan sıvalı yanık tabanı açığa çıkarılmıştır. (Resim 9)

Resim 9: 10. Tabakaya ait 3 Numaralı mekanın yanık tabanı

Doğu-batı 2.40 m. kuzey-güney 3.40 m. lik bölümü daha açığa çıkarılan tabanın batısında ve kuzeyinde mekanı sınırlandırılan ve duvar olduğu düşünülen bir yüz (duvarın iç yüzü) tespit edilmiştir.

Resim 10: 10. Tabakaya ait 3 Numaralı mekan içinde ele geçen tohumlar

Dış yüzün bulunamamasından dolayı duvar olup olmadığı kesinlik kazanmamış olan bu kısımda doğuya doğru köşe yapan kısımda 50 cm çapında bir alanı kaplayan yanık tohum öbeğine rastlanılmıştır. Tohumların üzerinde ve altında yer alan hasır benzeri kalıntılardan tohumların organik bir maddeden yapılan bir alan içinde muhafaza edildiği anlaşılmaktadır. (Resim 10) Tohumların güneyinde ise yanmış halde bir kumaş parçasına rastlanılmıştır. Yaklaşık olarak 45 cm lik bir alana yayılan kumaş parçalarının üzerinde ise disk formunda bir ağırlık yer almaktadır. Ayrıca duvar olarak düşünülen iç yüzün bulunduğu alanın hemen üzerinde ise 5 cm aralıklar ile yerleştirilmiş 5 cm çapında ahşap dikme yuvaları bulunmuştur.

Resim 11: 10. Tabakaya ait fırın

Mekanın güneyinde ise doğu kısmı 2015 yılı çalışmalarında tespit edilen fırının batı kısmı açığa çıkarılmıştır. Korunan ölçüleriyle 1.40x 1.20 m. ölçülerinde yer alan fırının güney bölümü daha önceki dönemlere ait bir çukur tarafından tahrip edilmiştir. (Resim 11)

 

RESTORASYON ÇALIŞMALARI:

2007-2015 yılları arasında höyüğün batı konisinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 1200 metrekarelik bir alanda açığa çıkarılan Orta ve Geç Tunç Çağ mimari yapılarını korumaya yönelik inşa edilen çatı projesinin tamamlanmasıyla kazılan alanlarda restorasyon çalışmalarına başlanmıştır. Koruma ve restorasyon çalışmalarına ilk olarak 2011 yılında açığa çıkarılan Geç Tunç Çağı 5b tabakasına ait 28 numaralı mekanın merkezinde yer alan ocak yapısından başlanılmıştır. (Resim 12)

 

Resim 12: Geç Tunç Çağı 5b evresine ait 28 Numaralı mekanda yer alan ocak

Bu çalışma çerçevesinde ilk olarak ocak yapısında temizlik çalışması yapılmıştır.  Birbiri üzerine yıkılmış olan ocak ayakları arasındaki toprak temizlenmiş daha sonrasında ise pişmiş kil ayağın parçaları paraloid ile sağlamlaştırılmıştır. Sağlamlaştırılan parçalar malzemenin harç yapısına benzer bir harç hazırlanarak birleştirilmiştir. Harcın bağlayıcılığının sağlam olması amacı ile içine cam elyaf donatlar yerleştirilmiştir. Ocak ayaklarının dayandığı platform temizlenmiş, platformun tahrip olan arka kısmına kerpiç destek örülerek sağlamlaştırılmıştır. Son olarak platform ve ocak ayakları kerpiçle sıvanarak restore edilmiştir. Ocak ayaklarının dayandığı platform temizlenmiş, platformun tahrip olan arka kısmına kerpiç destek örülerek sağlamlaştırılmıştır. Son olarak platform ve ocak ayakları kerpiçle sıvanarak restore edilmiştir.

Resim 14: Ocağın restore edildikten sonraki hali