2014 Yılı Çalışmaları

Beycesultan Hayvan Kemikleri 2014 Raporu

1-   
Giriş 
2014 yılı çalışmaları 11.08.-27.08.2014 tarihleri arasında Beycesultan Höyüğü Kazı evinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar Bizans, Geç Tunç ve Orta Tunç dönemine ait kemikler üzerinde sürdürülmüştür (Grafik 1). 118 farklı kodtan gelen kemiklerin analizleri yapılmıştır ve toplam 2927.adet kemik ve dişin detaylı analiz çalışmaları yapılmış ve veritabanına kayıt edilmiştir.
2-    2014 Yılı Çalışmalarının Ön Sonuçları
Elde edilen ilk sonuçlara göre, Bizans ve Geç Tunç Çağında yüksek oranda koyun ve keçiler tüketilmişken Orta Tunç döneminde Sığırların daha tercih edilir oldukları yapılan analiz çalışmaları sonucunda tespit edilmiştir. Orta Tunç Çağında domuzların oranında da artış gözlemlenmiştir. Bu dönemde diğerlerinden farklı olarak bu üç türün birbirine yakın oranlarda tüketildiği gözlemlenirken daha geç dönemlerde besin ekonomisinde eğilim koyun ve keçilere yönelmiştir. Detaylar için 2 nolu grafiğe bakınız. Yerleşmede az sayıda geyik, at, tilki, köpek, kaplumbağa ve bazı kuş türlerine de rastlanılmıştır. 
Uzun kemiklerin kaynaşma durumlarına göre sığırlar ve koyun/keçi için hayatta kalma eğrisi oluşturulmuştur. 3 nolu grafiğe göre yerleşmede Orta ve Geç Tunç Çağlarda 0-12 yaş arasındaki sığırların oranlarının diğer yaş gruplarına göre daha fazla olduğu göze çarpmaktadır. Bu yaşlar hayvanların maksimum et kapasitesine ulaştıkları dönemdir. Hayatta kalma eğrisi, sığırların her üç dönemde de (Bizans, Geç ve Orta Tunç Çağ) yoğun olarak protein kaynağı olarak değerlendirildiklerini göstermektedir. Sığırlar yerleşmede sadece etleri için kullanılmamışlardır. Özellikle Geç ve Orta Tunç Çağlarında % 60 oranında sığırın yaklaşık olarak 4 yaşına kadar hayatta kaldığı görülmektedir.. Bu da sığırların ikincil ürün olarak kabul edilen sütünden ve yine gücünden de yararlanıldığını bize düşündürtmektedir. Bizans döneminde sığırların sadece  bir yaşına kadar hayatta kaldıkları grafik 3’de gözlemlenmekle birlikte, Bizans döneminde bu oranın düşmesinin nedeni az sayıda kemik üzerinde yaşlandırma çalışmalarının yapılabilmiş olmasıdır.
Koyun ve keçi kemiklerinin uzun kemiklerinin kaynaşma durumlarına göre yapılan hayatta kalma eğrisine göre ise Sığırlarda olduğu gibi en yüksek hayatta kalma yaşı 12 aydır. Bu da koyun ve keçilerin yerleşmede sıklıkla et kaynağı olarak değerlendirildiklerini göstermektedir. Sığırlardan farklı olarak, 4 yaşına ulaşabilmiş koyun ve keçi daha az oranlarda görülmektedir. Koyun ve keçilerin %40’ı damızlık olarak ya da süt ve yün kaynağı olarak değerlendirilmek üzere tutulmuştur (Grafik 4).
Yerleşmede patalojik özellik gösteren çok az kemik tespit edilmiştir. Bir köpeğin ayak tarak kemiklerinde enfeksiyon nedeniyle oluşmuş bir deformasyon gözlemlenmiştir. Bunun dışında yanık kemiklerin sayısı oldukça azdır ve renkleri sadece hafif kahverengiye dönecek şekilde düşük ısıya maruz kalmışlardır. Kesik izleri de az oranlarda ve genellikle ayak topuk kemiklerinde ve ön kol kemiğinin (humerus) distal kısımlarında tespit edilmiştir. Uzun kemikler yüksek oranda distal ya da proximal kısımlarından ve gövdelerinden kırılmışlardır. Uzun kemiklerin içindeki yüksek protein içeren ilikleri tüketmek için uzun kemiklerin parçalandıkları anlaşılmaktadır. Kemikler yerleşmedeki evcil hayvan oranının tespiti amacıyla ölçülmüşlerdir. Ölçüler üzerindeki çalışmalar devam etmektedir fakat ilk gözlemlere göre yabani hayvan sayısının oldukça düşük olduğu söylenebilir.